ağız

kelimeis.-ğzı

eT.āġ-ız / aġ-z > ağız

  1. 1

    Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren organ.

  2. 2

    gnşl.Dudaklarla beraber ağzın dış sınırı.

  3. 3

    İçine bir şey konup çıkarılan nesnelerin giriş kısmı; açıklık. «Küfenin ağzı.»

  4. 4

    Nehirlerin denizlere döküldükleri yer.

  5. 5

    Yolların birleştiği yer.

  6. 6

    Kesici aletlerin keskin tarafı. «Bıçağın ağzı.»

  7. 7

    Başlangıç kısmı. «Vadinin ağzı.»

  8. 8

    Kenar; kıyı.

  9. 9

    Defa; kere; kez; parti.

  10. 10

    Boş ve ciddi olmayan sözler.

  11. 11

    Konuşma biçimi, bir meslek mensubunun ifadesi. «Bırak bu politikacı ağızlarını.»

  12. 12

    dbl.Bir dilin farklı bölgelerde değişik söyleyişlere dayanan henüz yazı diline geçmemiş konuşma biçimlerinden her biri. «Aydın ağzı. Kastamonu ağzı. Erzurum ağzı.» 13. İnşaatlarda kesik koni biçimindeki boşluklar.

  13. 13

    jeol.Bir volkanın krateri.

  14. 14

    {ağız}Ormandan açılmış boz tarla.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Bir havzaya bakan dağ yamaçları; aklan.

    [DS]

  16. 16

    {ağız}Ekin biçerken orakçı ya da tırpancının biçmeye ilk başladığı yer.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Birkaç tarlanın bir arada bulunduğu tarım bölgesi.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Uç; kenar; kıyı.

    [DS]

  19. 19

    {ağız}Budanan bağ çubuğunun göze kadar kuruyan kısmı.

    [DS]

  20. 20

    {ağız}müz.Musiki makamı; ezgi.

    [DS]