322 madde
- bağdamakkelimef.Nesneleri birbiri içine geçirmek suretiyle bağlamak; kenetlemek.
- bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
- bağmakkelimef.Bağlamak.
- ballandırmakkelimef.Bal gibi tatlı hale getirmek.
- baltalamakkelimef.Balta ile vurarak kırıp parçalamak.
- becermekkelimef.Güç bir işi, yolunu bularak başarı ile bitirmek.
- bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
- benimsemekkelimef.Bir şeyi kendine mal etmek, sahiplenmek.
- benzetmekkelimef.Benzer duruma getirmek.
- biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
- bilemekkelimef.Bileği taşına veya başka bir bileme aletine tutarak kesici aletlerin ağzını keskin duruma getirmek; keskinleştirmek; zağlamak.
- bindirmekkelimef.Bir şeyin veya birinin binmesini sağlamak.
- boğazlamakkelimef.Bir canlıyı boğazını kesmek suretiyle öldürmek.
- boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
- bölmekkelimef.Bir bütünü iki ve daha çok parçalara ayırmak; taksim etmek.
- boşaltmakkelimef.Bir şeyi boş duruma getirmek.
- boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
- boynuzlamakkelimef.(Hayvan için) boynuzu ile vurmak; süsmek.
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
- bulandırmakkelimef.Bir sıvının içine bir şey koyarak bulanmasını sağlamak.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- büyülemekkelimef.Büyü ile etki altına almak; büyü yapmak; sihir yapmak.
- büyültmekkelimef.Bir şeyi olduğundan daha büyük hâle getirmek; genişlik ya da büyüklük kazandırmak.
- büyütmekkelimef.Hacim veya alanca daha fazla duruma getirmek; genişletmek.
- çamurlamakkelimef.Çamur sürmek; çamurla kirletmek.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çattırmakkelimef.Çatmak eylemini yaptırmak.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- çıkılamakkelimef.Bir şeyi çıkın yapmak; çıkın içine koymak.
- çıtlatmakkelimef.Çıtlamasını sağlamak; çıt sesi çıkartmak.
- çivilemekkelimef.Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak.
- çöktürmekkelimef.Çökmesine yol açmak.
- dağlamakkelimef.Far.Vücutta bulunan herhangi bir yarayı ortadan kaldırmak veya kanı dindirmek için kızgın bir metalle yakmak.
- dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
- daldırmakkelimef.Dalma işini yaptırmak; dalmasını sağlamak.
- dallandırmakkelimef.Dallanmasına yol açmak.
- damgalamakkelimef.Damga ile işaret koymak; damga vurmak.
- darbelemekkelimef.Vurmak, çarpmak.
- delirtmekkelimef.Birisinin delirmesine sebep olmak; çıldırtmak.
- delmekkelimef.eT.Delik açmak.
- dengeltmekkelimef.Düzeltmek.
- deşmekkelimef.eT.İçini çıkarmak.
- desteklemekkelimef.Bir şeyin sağlam veya dengede durmasını sağlamak için destek koymak.
- devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
- dilemekkelimef.eT.Sahip olmadığı bir şeyin veya bulunmadığı durumun gerçekleşmesini istemek; arzu etmek; murat etmek.
- diriltmekkelimef.Dirilmesini sağlamak; yeniden hayata döndürmek.
- dizginlemekkelimef.Dizgin takmak.
- döktürmekkelimef.eT.Dökme işini bir başkasına yaptırmak.
- dokumakkelimef.Vurmak.