1. abalamakkelimef.Yeni elbise giydirip kuşatmak.
  2. abamakkelimef.(Çirkin ve kusurlu bir kız için) birini kandırarak o kız ile evlendirmek.
  3. abandırmakkelimef.Birinin abanma işini yapmasını sağlamak.
  4. abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
  5. abartmakkelimef.Bir şeye olduğundan çok önem vermek; aşırı büyütmek; büyüksemek; büyütmek; dallandırmak; izam etmek; mübalağa etmek; şişirmek.
  6. abartmakkelimef.Aşırmak; çalmak.
  7. abıçmakkelimef.Çocuğu arkasına almak; sırtına bindirmek.
  8. abideleştirmekkelimef.Uzun yıllar hatırlanacak bir yapı hâline getirmek.
  9. abıdmakkelimef.Saklamak; gizlemek.
  10. abımakkelimef.Örtmek; gizlemek.
  11. abıtmakkelimef.Saklamak; gizlemek.
  12. ablamakkelimef.Avlamak.
  13. abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
  14. abuklandırmakkelimef.Umutlandırmak.
  15. acaplamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
  16. acarlamakkelimef.Yenilemek.
  17. acayipleştirmekkelimef.Birini veya bir şeyi tuhaf ve yadırganacak bir hâle getirmek.
  18. açdurmakkelimef.Birinin bir şey açmasına yol açmak: açmasını sağlamak; açtırmak.
  19. aceleleştirmekkelimef.Bir işin yapılmasını, bitirilmesini çabuklaştırmak; hızlandırmak; ivedileştirmek.
  20. acıkdurmakkelimef.Acıkmasına yol açmak.
  21. açıklamakkelimef.Açık duruma getirmek; ortaya koymak.
  22. açıklaştırmakkelimef.Bir nesnenin renginin tonunun açık hâle gelmesini sağlamak; açmak.
  23. açıklatmakkelimef.Başkasına açıklama işini yaptırmak. «Öğretmen sınavda bana “Su Kasidesi”ni açıklattı.»
  24. açıklattırmakkelimef.Açıklamak işini birine, başka birisinin aracılığı ile yaptırmak.
  25. acıktırmakkelimef.Açlık duymasına sebep olmak.
  26. acılamakkelimef.İçine acı koymak; acılı hâle getirmek.
  27. acılamakkelimef.Hırpalayarak sevmek; hırpalamak.
  28. açılamakkelimef.Askerî hedeflerin topografik ölçüm açılarını tespit için yapılan keşif.
  29. acılaştırmakkelimef.Acı hâle getirmek.
  30. açımlamakkelimef.En ince ayrıntısına kadar incelemek ve anlatmak.
  31. acındırmakkelimef.Başkalarının kendisine acımasını sağlamak.
  32. açındırmakkelimef.Geliştirmek; inkişaf ettirmek.
  33. açınsamakkelimef.Bir yerin coğrafi özelliklerini belirlemek amacıyla yerinde ayrıntılı olarak araştırma ve inceleme yapmak; istikşaf etmek.
  34. açırgamakkelimef.Acımak; acınmak.
  35. acırmakkelimef.Acıktırmak.
  36. acıştırmakkelimef.Acıtmak; canını yakmak.
  37. açıtmakkelimef.Acıtmak; ağrıtmak.
  38. açıtmakkelimef.Ekşitmek; acıtmak.
  39. acıtmakkelimef.Canını yakmak, fiziksel olarak ağrı sızı vermek; ağrıtmak; sızlatmak.
  40. açkılamakkelimef.[-l(ı)-yor] Sert cisimlerle sürterek bir yüzeyi parlak ve kaygan hâle getirmek; perdahlamak; parlatmak; cilalamak.
  41. açmahkelimef.Açmak.
  42. açmakkelimef.Kapalı, sarılı, bağlı, katlı, dürülü veya buruşuk vaziyetteki bir nesneyi açık, düz hâle getirmek; çözmek; düzeltmek; aralamak; aralık etmek.
  43. açtırmakkelimef.Birisine açmak işini yaptırmak.
  44. açtırtmakkelimef.Birine, bir şeyi açtırma eylemini yaptırmak; açmak işini biri aracılığı ile bir başkasına yaptırtmak.
  45. adalamakkelimef.(Yağmur suları tarafından) bir yerin etrafını doldurarak ada hâline getirmek; ada görünümü vermek.
  46. adamakkelimef.eT.Ad koymak; adlandırmak; söylemek.
  47. adamakkelimef.Birisine zarar vermek.
  48. adarmakkelimef.Ayırmak.
  49. adartmakkelimef.Zarar vermek; tehlikeye atmak.
  50. adatmakkelimef.Birinin bir adakta bulunmasını sağlamak; adama işini yaptırmak.