500+ madde
- abalamakkelimef.Yeni elbise giydirip kuşatmak.
- abamakkelimef.(Çirkin ve kusurlu bir kız için) birini kandırarak o kız ile evlendirmek.
- abandırmakkelimef.Birinin abanma işini yapmasını sağlamak.
- abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
- abartmakkelimef.Bir şeye olduğundan çok önem vermek; aşırı büyütmek; büyüksemek; büyütmek; dallandırmak; izam etmek; mübalağa etmek; şişirmek.
- abartmakkelimef.Aşırmak; çalmak.
- abıçmakkelimef.Çocuğu arkasına almak; sırtına bindirmek.
- abideleştirmekkelimef.Uzun yıllar hatırlanacak bir yapı hâline getirmek.
- abıdmakkelimef.Saklamak; gizlemek.
- abımakkelimef.Örtmek; gizlemek.
- abıtmakkelimef.Saklamak; gizlemek.
- ablamakkelimef.Avlamak.
- abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
- abuklandırmakkelimef.Umutlandırmak.
- acaplamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
- acarlamakkelimef.Yenilemek.
- acayipleştirmekkelimef.Birini veya bir şeyi tuhaf ve yadırganacak bir hâle getirmek.
- açdurmakkelimef.Birinin bir şey açmasına yol açmak: açmasını sağlamak; açtırmak.
- aceleleştirmekkelimef.Bir işin yapılmasını, bitirilmesini çabuklaştırmak; hızlandırmak; ivedileştirmek.
- acıkdurmakkelimef.Acıkmasına yol açmak.
- açıklamakkelimef.Açık duruma getirmek; ortaya koymak.
- açıklaştırmakkelimef.Bir nesnenin renginin tonunun açık hâle gelmesini sağlamak; açmak.
- açıklatmakkelimef.Başkasına açıklama işini yaptırmak. «Öğretmen sınavda bana “Su Kasidesi”ni açıklattı.»
- açıklattırmakkelimef.Açıklamak işini birine, başka birisinin aracılığı ile yaptırmak.
- acıktırmakkelimef.Açlık duymasına sebep olmak.
- acılamakkelimef.İçine acı koymak; acılı hâle getirmek.
- acılamakkelimef.Hırpalayarak sevmek; hırpalamak.
- açılamakkelimef.Askerî hedeflerin topografik ölçüm açılarını tespit için yapılan keşif.
- acılaştırmakkelimef.Acı hâle getirmek.
- açımlamakkelimef.En ince ayrıntısına kadar incelemek ve anlatmak.
- acındırmakkelimef.Başkalarının kendisine acımasını sağlamak.
- açındırmakkelimef.Geliştirmek; inkişaf ettirmek.
- açınsamakkelimef.Bir yerin coğrafi özelliklerini belirlemek amacıyla yerinde ayrıntılı olarak araştırma ve inceleme yapmak; istikşaf etmek.
- açırgamakkelimef.Acımak; acınmak.
- acırmakkelimef.Acıktırmak.
- acıştırmakkelimef.Acıtmak; canını yakmak.
- açıtmakkelimef.Acıtmak; ağrıtmak.
- açıtmakkelimef.Ekşitmek; acıtmak.
- acıtmakkelimef.Canını yakmak, fiziksel olarak ağrı sızı vermek; ağrıtmak; sızlatmak.
- açkılamakkelimef.[-l(ı)-yor] Sert cisimlerle sürterek bir yüzeyi parlak ve kaygan hâle getirmek; perdahlamak; parlatmak; cilalamak.
- açmahkelimef.Açmak.
- açmakkelimef.Kapalı, sarılı, bağlı, katlı, dürülü veya buruşuk vaziyetteki bir nesneyi açık, düz hâle getirmek; çözmek; düzeltmek; aralamak; aralık etmek.
- açtırmakkelimef.Birisine açmak işini yaptırmak.
- açtırtmakkelimef.Birine, bir şeyi açtırma eylemini yaptırmak; açmak işini biri aracılığı ile bir başkasına yaptırtmak.
- adalamakkelimef.(Yağmur suları tarafından) bir yerin etrafını doldurarak ada hâline getirmek; ada görünümü vermek.
- adamakkelimef.eT.Ad koymak; adlandırmak; söylemek.
- adamakkelimef.Birisine zarar vermek.
- adarmakkelimef.Ayırmak.
- adartmakkelimef.Zarar vermek; tehlikeye atmak.
- adatmakkelimef.Birinin bir adakta bulunmasını sağlamak; adama işini yaptırmak.