1. bagarkelimeis.Karaciğer.
  2. bagırkelimeis.Karaciğer; .
  3. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  4. başsızkelimesf.Başı olmayan.
  5. batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
  6. biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
  7. bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
  8. bilemekkelimef.Bileği taşına veya başka bir bileme aletine tutarak kesici aletlerin ağzını keskin duruma getirmek; keskinleştirmek; zağlamak.
  9. bölmekkelimef.Bir bütünü iki ve daha çok parçalara ayırmak; taksim etmek.
  10. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  11. boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
  12. boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
  13. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
  14. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  15. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  16. erkekkelimeis.İnsan, hayvan ve bitkilerin dişi cinsini dölleyici olanı.
  17. evkelimeis.eT.İnsanların barınması için yapılmış bina.
  18. igekelimeis.Sahip; bey.
  19. ısırmakkelimef.Sokmak.
  20. itkelimeis.eT.Köpek.
  21. kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
  22. kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
  23. karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
  24. karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
  25. katırkelimesf.eT.Sağlam; pek.
  26. kavzamakkelimef.Dayatmak; sıkıştırmak; sıklaştırmak.
  27. kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
  28. kazkelimeis.Erkeği ve dişisi birbirine çok benzeyen ve birbirine çok bağlı, gri beyaz tüylü, otçul memeliler gibi otlarla beslenen, perde ayaklı, eti çok yağlı,…
  29. kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
  30. kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
  31. kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
  32. kirlenmekkelimef.Kirli hâle gelmek; temiz sayılmayan bir görünüm almak; pislenmek.
  33. kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
  34. kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
  35. kitmekkelimef.Gitmek; çekilmek; zail olmak. [Yüknekî]
  36. kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
  37. koçkelimeis.eT.Damızlık erkek koyun.
  38. koltukkelimeis.Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.
  39. konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
  40. koyunkelimeis.Kol altı; kucak.
  41. kozkelimeis.Altay.Ceviz ağacının olgunlaşınca üzerinden sıyrılıp düşen ve “gövek” denilen yeşil bir dış kabukla kaplı odunsu iç kabuklu, yağlı ve ikişer loplu iki…
  42. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  43. kulakkelimeis.eT.Başın iki yanında bulunan işitme ve denge duyusu organı. [Yüknekî]
  44. kurmakkelimef.(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]
  45. kurtulmakkelimef.eT.Tehlikeli, öldürücü bir durumu atlatmak.
  46. kurumakkelimef.eT.Islaklığını veya nemini kaybederek kuru hâle gelmek. [Yüknekî]
  47. kusmakkelimef.Midedekileri ağızdan dışarı çıkarmak; istifra etmek; kay etmek.
  48. öküzkelimeis.Gücünden çift sürmek ya da koşum hayvanı olarak yararlanılan iğdir edilmiş erkek sığır.
  49. ölmekkelimef.(Canlı bir varlık için) canlılığı yok olmak; hayatını kaybetmek; yaşamı sona ermek.
  50. ölümkelimeis.(İnsan, hayvan ve bitki gibi canlı bireyler ile doku ve hücreler için) hayatın, canlılığın tam ve kesin olarak sona ermesi; yaşama özgü niteliklerin…