1. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  2. ekşimekkelimef.eT.Ekşi duruma gelmek; ekşilik kazanmak.
  3. kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
  4. karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
  5. konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
  6. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  7. okşamakkelimef.oynamak; bir kimse ya da bir şey ile eğlenmek; şaka yapmak.
  8. onkelimesf.Dokuzdan bir artık; dokuz artı bir;
  9. ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
  10. ölmekkelimef.(Canlı bir varlık için) canlılığı yok olmak; hayatını kaybetmek; yaşamı sona ermek.
  11. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  12. sokmakkelimef.(Bir şey için) başka bir şeyin arasına girmesini sağlamak; girdirmek; içine tıkmak; basmak.
  13. soymakkelimef.(Deri için) yüzmek.
  14. sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
  15. takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
  16. tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
  17. tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
  18. tüketmekkelimef.Tam ve yeterli kılmak.
  19. tütmekkelimef.Dumanı çıkmak.
  20. yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
  21. yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
  22. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  23. yerkelimeis.Toprak.
  24. yetmekkelimef.Bir şey başka bir şeyi karşılayabilecek ölçüde ve miktarda olmak; bir ihtiyacı karşılayacak, giderecek nitelikte ve ölçüde olmak; yeterli olmak; kâfi…
  25. yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
  26. yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
  27. yükkelimeis.Ağırlık.
  28. yüksekkelimesf.Benzerlerine göre taban sayılan altı ile üstü arasındaki dikey yöndeki uzaklık çok olan; uzamış.
  29. yüzkelimeis.eT.Bir şeyin üst kısmı; yüzey; satıh.