- başıboşkelimesf.Hiçbir yere ve kimsenin denetimine bağlı olmayan.
- başsızkelimesf.Başı olmayan.
- baştankarakelimeis.Geminin baş tarafından karaya oturması.
- çıplakkelimesf.Giyinik olmayan; üstünde hiçbir giyecek bulunmayan; soyunuk.
- çırpıkelimeis.Ağaç veya asmanın dal ve budak kırıntısı.
- darkelimesf.eT.İçine alacağı nesneye oranla ölçüleri küçük olan.
- derinkelimesf.eT.Dibiyle yüzeyi arasındaki uzaklık çok olan.
- düşüncelikelimesf.Düşüncesi olan; düşünce sahibi.
- düzinekelimeis.İt.Aynı cinsten nesnelerin on ikisini bir arada bulunduran küme.
- eğrikelimesf.Doğru ve düzgün olmayan.
- elensekelimeis.Güreşte bir kolu rakibin boynuna geçirip, diğer el baş parmağını gırtlağına ve diğer dört parmağı da enseye getirerek yapılan oyun.
- gecekelimeis.eT.Güneşin batışından doğuşuna kadar geçen süre.
- gerikelimeis.eT.Arka taraf.
- hakikatkelimeis.Ar.Çelişkisiz ve yalansız; doğru; akla ve mantığa, düşünme yasalarına uygun.
- harbîkelimeis.Ar.Ateşli silahları temizlemeye yarayan metal çubuk.
- hızlıkelimesf.Çabuk; süratli; seri.
- içerikelimeis.eT.İç yan; iç taraf; içteki kısım; iç bölüm.
- incekelimesf.eT.Kalınlığı benzerlerine göre daha az olan.
- inişkelimeis.İnme eylemi veya biçimi.
- iştahsızkelimesf.Aç olduğu hâlde tokmuş gibi yemek yeme isteği olmayan; iştahı olmayan; boğazsız.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kapalıkelimesf.eT.Açık olmayan.
- katıkelimesf.eT.Yumuşak olmayan; sert; pek; sağlam.
- katıksızkelimesf.Katığı olmayan; kuru.
- küskünkelimesf.Küsmüş olan; gücenmiş kimse; dargın.
- manalıkelimesf.Belli bir anlam taşıyan; anlamı olan; anlamlı.
- merasimsizkelimesf.Merasimi olmayan; merasim gerektirmeyen.
- muhkemkelimesf.Ar.Kesin; açık seçik belli olan.
- müspetkelimesf.Ar.İspat edilmiş; sağlam kanıtlara dayandırılmış olan; sağlam.
- netkelimesf.Fr.Göz tarafından bütün çizgileri ile tam ve kesin olarak algılanan; iyi görünen; görünümü bulanık olmayan.
- ölçülükelimesf.Ölçüsü olan; ölçme aracı sahibi olan.
- ortalamakelimeis.Ortalamak eylemi ve durumu.
- parazitkelimeis.Yun.Başka türden bir canlıdan besin alarak o canlının üzerinde veya dokuları arasında yaşayan, onu zayıflatan fakat öldürmeyen canlı; asalak.
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- peresekelimeis.Doğrultu tutmakta kullanılan çekül ipi; çırpı.
- pirkelimeis.Far.Yaşlı; çok yaşlı; koca; ihtiyar.
- piskelimesf.Herhangi bir leke, kir, toz ile kaplı olan; kirli; iğrenç olan; murdar; mülevves.
- pişkincekelimesf.Biraz pişkin.
- renklikelimesf.Rengi olan.
- renksizkelimesf.Rengi olmayan.
- sağlıklıkelimesf.Sağlık durumu iyi olan; sağlığı yolunda giden; sağlam; esen; sıhhatli.
- sağlıksızkelimesf.Sağlık durumu iyi olmayan; hastalıklı; hasta.
- seyrekkelimesf.eT.Kendisine benzer kimse veya nesneler arasında açıklık bulunan; sık olmayan; aralıklı.
- sıcakkelimesf.Sıcaklığı, vücut sıcaklığına göre biraz fazla olan.
- sigortalıkelimesf.Sigorta edilmiş olan.
- sigortasızkelimesf.Sigorta edilmemiş olan; sosyal güvenliği sağlanmamış olan.
- şıkkelimesf.Alm.(Giyim için) zevkle seçilmiş; hoş; güzel; zarif.
- soğukkelimesf.Sıcaklığı, insan bedeninin sıcaklığından düşük olan.
- soğukkanlıkelimesf.(Hayvan için) vücut sıcaklığı içinde bulunduğu ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişen.
- sonkelimesf.Sıralamada sonuncu olan; kendisinden sonra hiçbir şey gelmeyen; en arkada bulunan; arkadan gelen; ötekilerden sonra gelen.