sıcak
kelimesf.-ğıKöken
ısı-g (sıcaklık) > ısıg-cak > ısı-cak > sıcak
Anlamlar
- 1
Sıcaklığı, vücut sıcaklığına göre biraz fazla olan.
- 2
Yakmayacak kadar sıcaklığı olan; üşümeyi engelleyecek kadar ısıtan; sıcaklık duyumu oluşturan.
- 3
Yaydığı ısı bakımından oldukça yüksek sıcaklık veren; fazla ısı veren; çok ısınmış olan; kavurucu.
- 4
(Dönem; mevsim vb. için) atmosferden gelen ısının normal veya ortalama sıcaklıktan fazla oluşu.
- 5
(Yer ve nesneler için) ısıyı toplayan veya tutan.
- 6
mecaz.Dostça olan; sevgi ve şefkatle dolu olan.
- 7
mecaz.(Olay, durum ve eylem için) çok hareketli, çalkantılı veya çetin olan.
- 8
mecaz.Haz ve huzur veren; kulağa veya göze hoş gelen; insanı saran.
- 9
is.Havadaki yüksek ısı; hararet.
- 10
Hamam.
- 11
Sıcak olan yer.
- 12
{ağız}Fırıncıların ücretle pişirdikleri hamurdan aldıkları ekmek.
[DS]
- 13
zf.Isısı fazla olarak; sıcak olarak.
- 14
İlgi ve yakınlık duyduğunu gösterir biçimde; samimiyetle; içtenlikle.
Bu sözcükle kurulan deyimler27
- ak sıcak
- ayağına sıcak su mu, soğuk su mu?
- baştan aşağı bir kova sıcak su dökülmek
- elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak
- eş sıcak
- kalbi sıcak
- kanı sıcak
- sarı sıcak
- sıcak bakmak
- sıcak basmak
- sıcak basması
- sıcak bastırmak
- sıcak dalgası
- sıcak dövme
- sıcak harp
- sıcak hevet
- sıcak kuşak
- sıcak olmak
- sıcak otu
- sıcak para
- sıcak renkler
- sıcak savaş
- sıcak sıcak
- sıcak yel
- sıcak yüz göstermek
- sıcak yüzlü
- yüzü sıcak