1. bagarkelimeis.Karaciğer.
  2. bagırkelimeis.Karaciğer; .
  3. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  4. bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
  5. boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
  6. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  7. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  8. erkekkelimeis.İnsan, hayvan ve bitkilerin dişi cinsini dölleyici olanı.
  9. evkelimeis.eT.İnsanların barınması için yapılmış bina.
  10. igekelimeis.Sahip; bey.
  11. itkelimeis.eT.Köpek.
  12. kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
  13. karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
  14. kazkelimeis.Erkeği ve dişisi birbirine çok benzeyen ve birbirine çok bağlı, gri beyaz tüylü, otçul memeliler gibi otlarla beslenen, perde ayaklı, eti çok yağlı,…
  15. kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
  16. kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
  17. kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
  18. koçkelimeis.eT.Damızlık erkek koyun.
  19. koltukkelimeis.Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.
  20. koyunkelimeis.Kol altı; kucak.
  21. kozkelimeis.Altay.Ceviz ağacının olgunlaşınca üzerinden sıyrılıp düşen ve “gövek” denilen yeşil bir dış kabukla kaplı odunsu iç kabuklu, yağlı ve ikişer loplu iki…
  22. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  23. kulakkelimeis.eT.Başın iki yanında bulunan işitme ve denge duyusu organı. [Yüknekî]
  24. öküzkelimeis.Gücünden çift sürmek ya da koşum hayvanı olarak yararlanılan iğdir edilmiş erkek sığır.
  25. ölümkelimeis.(İnsan, hayvan ve bitki gibi canlı bireyler ile doku ve hücreler için) hayatın, canlılığın tam ve kesin olarak sona ermesi; yaşama özgü niteliklerin…
  26. ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
  27. şekerkelimeis.Ar.Yaygın şekilde tatlandırıcı olarak kullanılan, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen, bilimsel adı sakaroz olan kristal yapılı besin…
  28. şimşekkelimeis.Bulutlar arasında, bulut içinde ya da bulut ile yer arasında elektrik boşalması sırasında oluşan kırık çizgi biçimindeki kısa süreli aydınlık; çakım;…
  29. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  30. terkelimeis.Korunma, vücudu soğutma, zararlı maddeleri vücuttan atma gibi işlevleri yerine getirmek için, deriden sızan, renksiz, tuzlu ve kendine özgü kokusu…
  31. terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
  32. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  33. yankelimeis.Taraf.
  34. yarımkelimeis.Bir bütünün yarısı; bir şeyin yarısı; herhangi bir şeyin ikiye ayrılmış olan parçalarından her birisi.
  35. yazkelimeis.Bahar mevsimi; ilkbahar; ilk yaz.
  36. yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
  37. yükkelimeis.Ağırlık.
  38. yürekkelimeis.eT.Göğüs boşluğunda, iki akciğerin arasında yer alan, ritmik kasılmalarıyla vücudun her yanından gelen kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da…
  39. yurtkelimeis.Terk edilmiş çadır yeri.
  40. yüzkelimeis.eT.Bir şeyin üst kısmı; yüzey; satıh.