- alıkmakkelimef.Alçalmak.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- çakmakkelimef.Vurmak.
- emmekkelimef.Dil, dudak ve soluk yardımıyla bir sıvıyı ağzına çekmek.
- inmekkelimef.Yukarıdaki bir yerden daha aşağıdaki başka bir yere doğru gelmek.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- kapışmakkelimef.Bir şeyi birlikte kapmak suretiyle almak; bitirmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kesişmekkelimef.Birbirini kesmek.
- kesmekkelimef.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]
- kışlamakkelimef.Kışı bir yerde geçirmek;
- okutmakkelimef.Bir metni, bir başkasının okumasını sağlamak; okuma eylemini yaptırmak.
- ötmekkelimef.(Kuş, böcek vb. için) değişik tonda sesler çıkarmak.
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- sokmakkelimef.(Bir şey için) başka bir şeyin arasına girmesini sağlamak; girdirmek; içine tıkmak; basmak.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- ütülemekkelimef.(Elbise, kumaş, çamaşır vb. için) ütü ile kırışıklıklarını gidermek.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yürümekkelimef.Adım atarak ilerlemek; yol almak; ileri gitmek; gezmek; dolaşmak.