- alıkmakkelimef.Alçalmak.
- armutkelimeis.Gülgillerden ılıman bölgelerde yetişen beyaz çiçekli, basit, düz veya düzensiz dişli yapraklı, damla görünümünde ortası beş bölmeli ince kabuklu,…
- arpakelimeis.Buğdaygillerden taneleri ekmek ve bira yapımında, çoğunlukla hayvan yemi olarak kullanılan, buğdaya göre daha erken gelişen ve olgunlaşan kılçıklı…
- arpalamakkelimef.Arpa vermek.
- asmakkelimef.Bir nesneyi bir yere aşağı doğru sarkacak biçimde takmak, bağlamak.
- atışkelimeis.Atmak işi; fırlatma işi.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
- beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- dedekelimeis.Çocuğa göre babanın veya annenin babası; büyük baba.
- ekmekkelimef.Bir tohumu bitki yetiştirmek üzere toprağa gömmek.
- emmekkelimef.Dil, dudak ve soluk yardımıyla bir sıvıyı ağzına çekmek.
- ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
- inmekkelimef.Yukarıdaki bir yerden daha aşağıdaki başka bir yere doğru gelmek.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- işletmekkelimef.İşlemesini sağlamak; çalıştırmak; faal tutmak; kullanmak.
- kalınkelimesf.Kalabalık; sayısız; çok; sürü.
- kapışmakkelimef.Bir şeyi birlikte kapmak suretiyle almak; bitirmek.
- kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
- kaynatmakkelimef.Kaynamak işini sağlamak.
- kazımakkelimef.Kazmak; eşmek; deşmek. [Yüknekî]
- kazınmakkelimef.Kendi kendine tıraş olmak; derisini yüzercesine kendi tüy ve kıllarını kesmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kesişmekkelimef.Birbirini kesmek.
- kesmekkelimef.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kışlamakkelimef.Kışı bir yerde geçirmek;
- kışlatmakkelimef.Kışlamasını sağlamak; .
- kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
- küpkelimeis.eT.Eskiden, şimdiki kadar plâstik ve metal kapların yaygın olmadığı dönemlerde yiyecek ve içecekleri koymak ve saklamakta kullanılan ağzı ve dibi dar,…
- mayışmakkelimef.Buyrulan bir işi yapmaktan çekinmek; tembellikten yere yapışıp kalmak.
- öküzkelimeis.Gücünden çift sürmek ya da koşum hayvanı olarak yararlanılan iğdir edilmiş erkek sığır.
- olgunkelimesf.İstenilen kıvama ve duruma gelmiş olan; olmuş; olan.
- öpüşmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini öpmek.
- ördekkelimeis.Perde ayaklılardan, evcili ve yabanisi bulunan, tıknaz gövdeli, kısa boyunlu, yassı gagalı, ayakları perdeli, kısa bacaklı su kuşu türlerine verilen…
- otkelimeis.İlaç olarak kullanılan ot.
- otlamakkelimef.(Hayvanlar için) bulunduğu yerdeki ot, çimen, yaprak ve yeşil sürgünleri yemek; yayılmak.
- ötmekkelimef.(Kuş, böcek vb. için) değişik tonda sesler çıkarmak.
- sakalkelimeis.Yetişkin erkeklerde yüzün alt kısımlarında olmak üzere çene ve yanaklarda biten tüylerin tümüne birden verilen ad.
- sapkelimeis.eT.Bir bitkinin eksenini meydana getiren, dal, yaprak ve çiçeklerini taşıyan, ağaçlarda kalınlaşarak odunlaşan, çoğunlukla toprak üstünde bulunan ve…
- sarkıtmakkelimef.Bir şeyin sarkmasını sağlamak; aşağı doğru sallandırmak.
- sarkmakkelimef.Aşağıya doğru uzanmak.
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- sikilmekkelimef.Bir erkek tarafından cinsel ilişkide bulunulmak; sikmek eylemine uğramak; cinsel ilişkide edilgen durumda bulunmak.
- sokmakkelimef.(Bir şey için) başka bir şeyin arasına girmesini sağlamak; girdirmek; içine tıkmak; basmak.
- sökülmekkelimef.Hakkında sökmek eylemi uygulanmak; sökmek eylemine konu olmak; sökmek eylemi yapılmak.