500+ madde
- (bir şey) vız gelip tırıs gitmekdeyimO şeyi önemsememek; aldırış etmemek.
- (bir) dalga dönmekdeyimNiteliği bilinmeyen, karanlık bir ilişki sürüyor olmak.
- (birine) yağcılık etmekdeyimGereksiz yere övmek; dalkavukluk etmek; yağ çekmek.
- (birine, bir şeye) tav olmakdeyimAldanmak; kanmak
- (birini) o biçim etmekdeyimO kimseyi, kendisiyle cinsel ilişkide bulunarak tatmin etmek.
- (birini, bir şeyi) sotada bırakmakdeyimEn uygun biçimde bırakmak.
- (birinin bıraktığı yerde) otlamakdeyimHiçbir ilerleme ve gelişme kaydetmemek.
- (birinin) afyonunu patlatmakdeyimKendi hâlinde sakin birini rahatsız edip öfkelendirmek.
- (birinin) biletini kesmekdeyim(Birisini) öldürmek.
- (birinin) işini bitirmekdeyimO kimseyi öldürmek.
- (birinin) tezgâhından geçmekdeyimBir işi ve ustalığı tanınmış bir kişiden öğrenmiş olmak
- (birinin) tozunu almakdeyimİyice dövmek; hırpalamak.
- (birinin) tozunu atmakdeyimİyice dövmek; hırpalamak.
- (birinin) tozunu silkmekdeyimİyice dövmek; hırpalamak.
- -oşekson ekArgo sözcük türetmekte kullanılan yapma bir son ek.
- -ozekson ekYun.Argo kelime türetmekte kullanılan son ek.
- abanozkelimeis.Yun.Hindistan’da yetişen sert, siyah ve ağır keresteli bir ağaç (Diospyros ebenum).
- abazankelimeis.Çing.Uzun süre cinsel ilişkide bulunmadığı için şiddetli bir arzu içinde bulunan erkek.
- abecikelimesf.Aptal.
- abidik kubidikdeyimTembellik; iş görmezlik; dalgacılık.
- abosa etmekdeyimİşi bırakmak.
- açmazkelimeis.Kararsız ve çaresiz durum; çıkmaz.
- açmaza düşmekdeyimİçinden çıkılması güç bir duruma düşmek;
- açmaza getirmekdeyimOyuna getirmek.
- acurkelimeis.Ar.Kabakgillerden hıyara benzer bir çeşit sebze; (Cucumis flexuosus).
- adadiyozkelimesf.Yun.Kabadayı kıyafetinde; kopuk kılıklı.
- Âdem babadeyimAfyonkeş, uyuşturucu alışkanlığı olan.
- adres değiştirmekdeyimÖlmek; öbür dünyaya gitmek.
- adresini değiştirmekdeyimÖldürmek.
- afçıkelimeis.Genel af çıkma olasılığını düşünerek suç işleyen kimse.
- afikelimeis.Yun.Gösteriş; çalım; caka.
- afilikelimesf.Afisi olan; afi ile yapılan; fiyakalı; gösterişli.
- afişkelimeis.Fr.Herkesin görebileceği bir duvara veya ilan yerlerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış resimli veya sadece yazılı duyuru kâğıtları.
- afiş olmakdeyimKötü bir yönü, bir suçu, gizli bir yönü, işi ortaya çıkmak.
- aforozkelimeis.Yun.Yahudilik ve Hıristiyanlıkta dinî kurallara uymayanlara verilen topluluk dışında bırakma cezası.
- aftoskelimeis.Yun.Bir erkeğin evlilik dışı ilişki kurup gönül eğlendirdiği kadın; metres; oynaş; nikâhsız karı; kapatma.
- aganigikelimeis.Ar.Sevişme; cinsel ilişki.
- ağır endam fıstıkî makamdeyimYavaş ve acele etmeden; sallanarak; istifini bozmadan.
- ağır geldeyimYavaş ol, haddini bil; ayağını denk al.
- ağır işçideyimZor ve tehlikeli işlerde çalışan işçi.
- ağzı paça olmakdeyimÇok neşeli ve keyifli olmak.
- ağzını poyraza açmakdeyimUmduğunu bulamamak.
- ağzının kalayını vermekdeyimHak ettiği cevabı vermek; ölçülü davranmaya mecbur etmek.
- ağzının kaytanını çekmekdeyimKötü sözler söylemeyi kesmek.
- ahçikkelimeis.Erme.Ermeni kızı.
- ahlatkelimeis.Yun.Kırsal alanlarda yetişen, gülgillerden yaban armudu (Pirus eleagrifolia) ve bunun küçük meyveleri.
- ahmed çavuşdeyimRüşvet.
- ahtapotkelimeis.Yun.Kafadan bacaklılardan, eşit uzunlukta sekiz kolu bulunan deniz canlısı; kalamar; mürekkep balığı; supya. (Octopus vulgaris)
- akıntı çağanozudeyimVücudunda gözle görülür bir çarpıklığı olan.
- akıtmakelimeis.Akıtmak işi.