kalın

kelimesf.

ka-mak (eklemek; yığmak) > kal-mak > kal-ın / kal-ıŋ

قالن

  1. 1

    {eAT}{eT}Kalabalık; sayısız; çok; sürü.

    [ETY][Gabain][KB][İKPÖy.]

  2. 2

    {eAT}{eT}Sık; sağlam; pek.

    [DLT][ETY][EUTS][Gabain][İKPÖy.]

  3. 3

    {eT}(Uzunluk ve genişlik dışında kalan üçüncü boyut için) bu boyutun ölçüsü alışılandan daha fazla olan.

    [DLT][EUTS][Gabain][İKPÖy.]

  4. 4

    {OsT}derin.

  5. 5

    Enli ve çapı büyük olan; kaba; dolgun; iri.

  6. 6

    Karşılıklı iki yüzeyi arasındaki uzaklık benzerlerine göre daha çok olan.

  7. 7

    {eT}(Sıvılar için) akıcılığı az olan; koyu; yoğun.

    [DLT][ETY][EUTS][Gabain][İKPÖy.]

  8. 8

    (Ses için) tok ve gür; gürültüsü fazla olan.

  9. 9

    argo.Mal ve para bakımından oldukça zengin.