- anlamakkelimef.eT.Akıl ve zekâ yardımı ile bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret edildiğini kavramak; bilmek; algılamak; derk etmek.
- aralanmakkelimef.Aralıklı hâle getirilmek; seyrekleştirilmek; aralamak işine uğramak.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- bastırmakkelimef.Bir şeyi, bir şeye basmak işini yaptırmak; basırmak; basmak; basurmak. Parmaklarını kanayan yarasına bastırıyordu.
- bayınmakkelimef.Bayılmak.
- boğulmakkelimef.Birinin yaptığı boğma eylemine uğramak.
- çakılmakkelimef.Çakılı duruma gelmek.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çiftleşmekkelimef.Çift duruma gelmek; ikileşmek.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- demlenmekkelime(Çay için) renk ve kokusu suya geçerek içilecek hâle gelmek.
- diplemekkelimef.Bir şeyi, bir sıvı veya kap, kuyu gibi şeylerin dibine kadar indirmek; .
- düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
- düzülmekkelimef.eT.Düz hâle getirilmek; sıraya sokulmak; dizilmek; yapılmak; tertip ve tanzim olunmak; hazırlanmak.
- görmekkelimef.eT.Göz aracılığı ve ışık yardımıyla nesneleri algılamak.
- kalaylanmakkelimef.Kalay tabakası ile kaplanmak.
- kazıklamakkelimef.Bir yere veya bir şeye kazık çakmak.
- kazıklanmakkelimef.(Bir yer veya bir şey için) kazık çakılmak.
- kazınmakkelimef.Kendi kendine tıraş olmak; derisini yüzercesine kendi tüy ve kıllarını kesmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kıyışmakkelimef.Bir konuda karşılıklı olarak anlaşıp uyuşmak; anlaşmak; uyuşmak; mutabık kalmak.
- nallanmakkelimef.(At, eşek, katır, sığır vb. için) ayağına nal çakılmak.
- okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
- sabunlanmakkelimef.Sabunlu hale gelmek; sabun sürülmüş olmak.
- sağılmakkelimef.Sağmak eylemi yapılmak.
- sepetlenmekkelimef.(Meyve sebze vb. için) sepete konulmak; sepet içine yerleştirilmek.
- şişlenmekkelimef.Şiş batırılmak.
- sökülmekkelimef.Hakkında sökmek eylemi uygulanmak; sökmek eylemine konu olmak; sökmek eylemi yapılmak.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- sulanmakkelimef.Sulamak eylemi yapılmak; sulamak eylemine konu olmak.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- temizlenmekkelimef.Kendi bedenini yıkayıp temizlemek; temiz duruma gelmek; arınmak; paklanmak.
- tezgâhlanmakkelimef.Tezgâhlamak eylemine uğramak.
- tırtıklanmakkelimef.Tırtıklamak eylemine uğramak; azar azar parası ya da bir şeyi çalınmak; yavaş yavaş aşırılmak.
- toplaşmakkelimef.Bir araya gelmek; top olmak; birikmek; üşüşmek.
- toslamakkelimef.(Taşıt için) ön taraftan hafifçe bir yere vurma.
- üşütmekkelimef.Üşümesine neden olmak.
- yassılmakkelimef.Yassı duruma gelmek; yassılaşmak; yassı olmak.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yürümekkelimef.Adım atarak ilerlemek; yol almak; ileri gitmek; gezmek; dolaşmak.
- zımbalanmakkelimef.Zımba ile delinmek.