500+ madde
- lafkelimeis.Far.Duygu ve düşünceleri anlatmak için söylenen söz veya sözler; söz; lakırdı.
- çiftkelimesf.Far.İki ve ikinin katları kadar olan.
- çeşmkelimeis.Far.Göz.
- perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
- kâğıtkelimeis.Far.Çeşitli bitki lifleri hamur hâline getirilerek üretilen ve üzerine yazı yazılan, basılan, temizlik işlerinde ve ambalaj yapımında kullanılan ince,…
- duvarkelimeis.Far.Bir yapının dış yanları.
- rengkelimeis.Far.bknz. renk
- hümayunkelimesf.Far.Kutlu; uğurlu; mutlu.
- mumkelimeis.Far.Ortasına konulmuş bir fitil yakıldığında aydınlatmada kullanılan bal mumu, stearik asit veya parafinden yapılmış silindir biçiminde çubuk.
- köşekelimeis.Far.İki çizgi veya düzlemin kesiştiği nokta.
- pazarkelimeis.Far.Satıcıların haftanın belirli günlerinde bir araya gelerek mallarını sergileyip sattıkları kamuya ait yer.
- ciğerkelimeis.Far.Karnın sağ üst kısmına yerleşmiş bulunan, kan depolanması, mikroplardan süzülmesi, safra salgılanması, şeker ve şeker türleri ile yağ ve proteinlerin…
- deryakelimeis.Far.Deniz.
- peynirkelimeis.Far.Sütün, peynir mayası adı verilen bir diyastaz ile pıhtılaştırılmasından elde edilen pek çok çeşitleri bulunan yiyecek.
- bacakelimeis.Far.Ocak, fırın gibi ateş yakılan yerlerde oluşan duman vb. gazların atılmasına yarayan yapı ögesi.
- meyvekelimeis.Far.Çiçek yumurtacıklarının döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan ve olgunlaştıktan sonra tohumları taşıyan bitkisel organ; yemiş.
- kârkelimeis.Far.Uğraşılan şey; meşguliyet; iş güç; iş; çalışma; hareket; eylem.
- dertkelimeis.Far.Ruhsal sıkıntı; derin üzüntü; tasa.
- namazkelimeis.Far.Dua.
- horozkelimeis.Far.Tavukgillerden, bir kümes hayvanı olan tavuğun gösterişli, kuyruğu ve ibiği dik ve büyük, iri yapılı erkeği.
- sepetkelimeis.Far.Saz, kamış, ince dal vb. şeylerden örmek suretiyle yapılmış, genellikle yiyecek ve eşya taşımakta kullanılan saplı veya sapsız gereç.
- renkkelimeis.Far.Bir kaynaktan ya da bir cisim üzerinden yansıdıktan sonra gelen ışığın farklı dalga boylarına bağlı olarak gözde bıraktığı ayırt edici duyum.
- çeşmekelimeis.Far.Musluklu su deposu.
- bahçekelimeis.Far.Küçük çaplı ürün elde etmek veya süslemek amacıyla düzenlenmiş, içinde çiçek, sebze ve ağaç yetiştirilen, etrafı çevrili küçük toprak parçası.
- cihankelimeis.Far.Evren; âlem.
- kavgakelimeis.Far.Karşılıklı güç kullanmaya yönelik düşmanca davranış ve sözlerle kendini belli eden tartışma veya dövüş; çekişme; münazaa; niza.
- bademkelimeis.Far.Gülgillerden 6-8 m. boyunda meyvesi sert kabuklu bir meyve ağacı, (Amygdalus communis).
- serbestkelimesf.Far.Başı bağlı; gizli; örtülü.
- bülbülkelimeis.Far.Sesinin güzelliğiyle tanınan, karatavukgillerden, vücudunun üst tarafı koyu alt kısmı açık, kuyruğu kızıl kahverengi, ötüşü çok berrak ve ahenkli,…
- incirkelimeis.Far.Dutgillerden, geniş yapraklı, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan 8-10 m. boyunda bir meyve ağacı, (Ficus carica).
- kenarkelimeis.Far.Bir şeyin veya yerin sınırlarını meydana getiren çizgi; bitiş yeri; kıyı.
- bazarkelimeis.Far.Pazar; çarşı.
- fermankelimeis.Far.Buyruk; emir; hüküm.
- merdivenkelimeis.Far.Yüksekte bulunan bir yere çıkmaya veya aşağıya inmeye yarayan basamaklar dizisi.
- tıraşkelimeis.Far.Vücudun herhangi bir yerinde bulunan kılları dibinden kesme, kazıma.
- tavakelimeis.Far.Yiyecekleri kızartmakta kullanılan geniş dipli, yüksek kenarlı, uzun saplı metal kap.
- destkelimeis.Far.El.
- harmankelimeis.Far.Dövülmek için bir yere toplanmış ekin yığını.
- köftekelimeis.Far.Kıyma, soğan, ekmek içi, baharat ile yoğrulduktan sonra topaklar hâline getirilip çeşitli usullerle pişirilerek yapılan yemek.
- pilavkelimeis.Far.Çoğunlukla pirinç ve bulguru bazen de kuskus veya şehriyeyi belirli miktardaki su içinde haşlayıp yağ ilavesi ile pişirilen yemek.
- derekelimeis.Far.Çoğunlukla yazın kuruyan, kışın akan küçük akarsu ve bunların yatağı.
- düşmankelimeis.Far.Çeşitli sebeplerle birinin kötülüğünü isteyen veya ona zarar vermeye çalışan kimse; yağı; hasım.
- yabanikelimesf.Far.Yabana ilişkin; ıssız yerde yaşayan.
- beraberkelimezf.Far.Bir arada, birlikte.
- derunkelimeis.Far.İç; içeri; iç taraf; dahil.
- dostkelimeis.Far.Sevişilen kişi; sevilen kimse.
- peşinkelimesf.Far.(Para için) bir alış verişte, alınan malın teslimi ile birlikte veya daha teslim alınmadan sözleşmenin yapıldığı anda ödenen.
- külahkelimeis.Far.Erkeklerin giydiği, keçeden yapılma sivri başlık.
- nevruzkelimeis.Far.Yeni gün; yılın ilk günü.
- ustakelimeis.Far.Belli bir çıraklık ve kalfalık dönemini geçirdikten sonra bir işi veya zanaatı çok iyi öğrenmiş olan ve bu işi kendi başına yapabilen kimse.