usta
kelimeis.Köken
Far.üstād
اوستاد
Anlamlar
- 1
Belli bir çıraklık ve kalfalık dönemini geçirdikten sonra bir işi veya zanaatı çok iyi öğrenmiş olan ve bu işi kendi başına yapabilen kimse.
- 2
Sanat, zanaat öğreticisi.
- 3
Bir zanaatı başarı ile yapabilen ve başkalarına öğreten kimsenin unvanı; zanaatçının sanı.
- 4
Üstün bir yeteneğe ve bilgiye sahip olan; bunu başkalarına öğretebilen ve onlara önderlik etmiş olan kimse.
- 5
Büyük sanatçı; büyük yazar.
- 6
eski. Selatin meyhanelerinde çalışan garsonlara verilen ad.
- 7
Yeniçeri ocağında görevleri aşçıbaşılık olan küçük rütbeli subaylara verilen ad.
- 8
Eskiden, genç kızları evine kabul ederek dikiş nakış öğreten kadın.
- 9
İmparatorluk döneminde saraydaki hizmetli ve cariyelerin kıdemlilerine verilen unvan.
- 10
Bir okul kuran ve belli bir üne ulaşmış olan sanatçılara eskiden verilen unvan.
- 11
sf.Yaptığı işi iyi bilen; yetkin; eli uz; işinin eri; becerikli; mahir.
- 12
Başkaları ile olan ilişkilerinde zekice davranan, ilişkileri zekice yürüten.
- 13
mecaz.Akıl veren; akıl öğreten.
- 14
{ağız}Düzenci; hileci: alcı.
[DS]