1. abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
  2. açmakkelimef.Kapalı, sarılı, bağlı, katlı, dürülü veya buruşuk vaziyetteki bir nesneyi açık, düz hâle getirmek; çözmek; düzeltmek; aralamak; aralık etmek.
  3. afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
  4. ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
  5. ağlaşmakkelimef.Birlikte ağlamak.
  6. aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
  7. alındırmakkelimef.Kızdırmak; üzülmesine sebep olmak; .
  8. anıtlamakkelimef.Vuracakmış gibi yaparak korkutmak; sakındırmak.
  9. anlamakkelimef.eT.Akıl ve zekâ yardımı ile bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret edildiğini kavramak; bilmek; algılamak; derk etmek.
  10. argaçlamakkelimef.Dokuma tezgâhlarında enine ip geçirmek; atkı atmak.
  11. argurmakkelimef.Yormak.
  12. arıklamakkelime(Su için) arık açarak götürmek.
  13. asartmakkelimef.Beslemek; büyütmek; korumak; yetiştirmek.
  14. aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
  15. atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
  16. atıştırmakkelimef.Ayak üstü ve acele olarak bir şeyler yiyip içmek.
  17. atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
  18. ayaklamakkelimef.Bir yeri ayakla ya da adımla ölçmek.
  19. aynalamakkelimef.Ayna takmak; aynalı hâle getirmek.
  20. bastırmakkelimef.Bir şeyi, bir şeye basmak işini yaptırmak; basırmak; basmak; basurmak. Parmaklarını kanayan yarasına bastırıyordu.
  21. bavlımakkelimef.Köpek ve doğan gibi avcıya yardımcı hayvanları eğitmek, ava alıştırmak.
  22. bedüklemekkelimef.Büyük saymak.
  23. beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
  24. bergelenmekkelimef.(Damar için) kan ile dolarak sertleşmek; dikilmek.
  25. bertmekkelimef.Ezmek; çiğnemek; berelemek; kırmak; parçalamak.
  26. bırakmakkelimef.Alt.Elde tutulan veya taşınan şeyi tutmaz olmak.
  27. bitimekkelimef.Nasib etmek; mukadder kılmak.
  28. börtlemekkelimef.Az haşlamak.
  29. boşumakkelimef.İzin verip bırakmak.
  30. bukmakkelimef.Bükmek; kıvırmak; .
  31. bulgamakkelimef.Karıştırmak; bulaştırmak; bulamak.
  32. bulunmakkelimef.Arama sonucu veya rastlantı olarak elde edilmek. [Yüknekî]
  33. burdurmakkelimef.Burulmasını sağlamak.
  34. burkmakkelimef.Burarak çevirmek; bükmek; kıvırmak.
  35. burtarmakkelimef.(Yüz için) buruşturmak; surat asmak.
  36. büyülenmekkelimef.Kendisine büyü yapılarak etki altına alınmak.
  37. çagılamakkelimef.Çağırmak; seslenmek.
  38. çakmakkelimef.Vurmak.
  39. çalmakkelimef.(Zil, çan, saat, telefon vb. için) tokmakla vurarak veya başka yollarla ses çıkartmak.
  40. çanaklamakkelimef.Ağaçların dibini çukurlatmak.
  41. çançmakkelimef.Batırmak.
  42. çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
  43. çaptırmakkelimef.Yağmalatmak; yağma ettirmek.
  44. çarşaflamakkelime(Yatak, yorgan için) çarşaf geçirmek; çarşafla kaplamak.
  45. çatlatmakkelimef.Bir şeyin parçaları dağılmayacak şekilde yarılmasına sebep olmak.
  46. çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
  47. çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
  48. çelmekkelimef.Koyunlar çiftleşirken kuyruklarını yana doğru çekerek yardımcı olmak.
  49. cıbarmakkelimef.Ağacı budamak.
  50. cibelemekkelimef.Sevmek.