500+ madde
- babaçkelimeis.İri ve yaşlı erkek kümes hayvanı; erkek kuş.
- badikkelimeis.Erme.Ördek yavrusu.
- bağkelimeis.eT.Bağlamaya yarayan ip, tel ve şerit gibi düğümlenebilir nesne.
- bağdamakkelimef.Nesneleri birbiri içine geçirmek suretiyle bağlamak; kenetlemek.
- bağırmakkelimef.eT.Korku, öfke ve heyecan gibi duygularını yüksek sesle belirtmek; haykırmak.
- bağırtlakkelimesf.Geveze; yaygaracı; çok bağıran; gürültücü.
- bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
- bağlanmakkelimef.Bağlamak eylemi yapılmak.
- baharkelimeis.Far.Kıştan sonra gece ile gündüzün eşit olduğu anda (21 Mart) başlayıp güneşin ekvatora en uzak noktada olduğu zamana (21 Haziran) kadar süren ılık…
- bakımkelimeis.Bir şeyin iyi durumda bulunması veya kullanılır olabilmesi için yapılan iş.
- balkankelimeis.Bataklık; sazlık; .
- ballıkelimesf.İçinde bal bulunan.
- barkelimeFar.Yük.
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- basamakkelimeis.Bir yükseklikten inmek veya bir yüksekliğe çıkmak için konulmuş art arda gelen ayak konulacak düzlükler; basacak.
- basıkkelimesf.eT.Basılmış; basılı olan.
- baskıkelimeis.Bir maddeyi bastırmak suretiyle sıkma ve sıkıştırma işi; tazyik.
- baskıcıkelimeis.Baskı makinesinde kitap, dergi veya gazete gibi eserlerin basımı işini yapan kimse.
- baskınkelimeis.Düşmana ummadığı yer ve zamanda, beklenmedik bir darbe indirmek amacıyla yapılan kısa süreli ani saldırı; vurgun.
- baskısızkelimesf.Hak ve özgülükleri kısıtlanmamış olan.
- baştankarakelimeis.Geminin baş tarafından karaya oturması.
- bastıbacakkelimesf.Bacakları kısa ve çarpık olan; kısa boylu.
- batakkelimeis.Üzerine basıldığı zaman çöken çamurlaşmış toprak.
- batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
- bayatkelimesf.Eski.
- bayılmakelimeis.Baygın duruma gelme.
- bayrakkelimeis.eT.Bir milletin kendine sembol olarak seçtiği işaret ve renklerden meydana gelmiş, bir gönderin ucuna takılı, toplumun birleşme sembolü olarak…
- bebekkelimeis.Meme emen küçük çocuk.
- bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
- beyazkelimesf.Ar.Gün ışığının tayfındaki bütün renklerin karışımı ile meydana gelmiş ve örneği süt ile karda görülen renk; ak.
- bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
- bıngıldakkelimeis.Çocuklarda kafatası kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde görülen kıkırdak yapılı alanlar.
- bitmekkelimef.eT.(Para, yiyecek vb. için) hiç kalmamak; tükenmek.
- böceklenmekkelimef.İçinde veya üstünde böcek üremiş olmak; bitlenmek.
- boğazkelimeis.Boynun ön kısmında hava borusunun geçtiği hassas ve korumasız yer; gırtlak; ümük.
- boğazlamakkelimef.Bir canlıyı boğazını kesmek suretiyle öldürmek.
- boğazlıkelimesf.(Nesne için) boğazı olan.
- boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
- boklukkelimeis.kabaPislik.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
- boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- bozukkelimesf.Bozulmuş olan; kırık; yıkık.
- bozulmakkelimef.Biri tarafından bozma eylemi yapılmak.
- bulamaçkelimeis.Sulu ve akışkan hamur.
- bulaşıkkelimesf.İstenmeyen herhangi bir nesneye bulaşmış olan.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- burulmakkelimef.Ekseni etrafında döndürülmek; çevrilmek; bükülmek.