500+ madde
- gelmekkelimef.eT.Bulunulan yere başka bir yerden ulaşmak; varmak.
- sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
- seskelimeis.Kulak tarafından algılanan titreşim; akustik bir dalganın doğurduğu işitme duyumu.
- ortakelimesf.Ara; beyn.
- noktakelimeis.Ar.Çok küçük boyutlu işaret ögesi.
- cümlekelimeis.Ar.Hep; bütün.
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
- takımkelimeis.Herhangi bir iş ya da işletmede belirli amaçla kullanılan, bir faaliyette gerekli olan nesnelerin, araçların, aygıtların tümü; ekipman.
- uzunkelimesf.Uzunluk sahibi; boylu.
- fiilkelimeis.Ar.İş; hareket; kılış; ediş; davranış; eylem.
- ünsüzkelimesf.Ünü olmayan; gösterişsiz; şöhretsiz.
- ünlükelimesf.Ün salmış olan; herkesçe bilinip tanınan; meşhur; şanlı; namlı; namdar.
- incekelimesf.eT.Kalınlığı benzerlerine göre daha az olan.
- düşürmekkelimef.eT.Düşmesine yol açmak veya sebep olmak.
- vakfkelimeis.Ar.Durdurma; alıkoyma.
- hurufkelimeis.Ar.Alfabeyi oluşturan işaretler; harfler.
- değerkelimeis.eT.Alınıp satılabilen bir şeyin para olarak karşılığı; kıymet; paha; fiyat.
- beyankelimeis.Ar.Söyleme.
- anlamkelimeis.Bir işaretin, bir işaretler sisteminin, işaret değeri taşıyan bir davranışın, bir sözün taşıdığı ve ilettiği kavram; mefhum; mana; fehva.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- çevrekelimeis.Bir nesnenin etrafını kuşatan, ona yakın olan yer ve nesnelerin bütünü; etraf; civar; muhit; dolay.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- zarfkelimeis.Ar.Kılıf; kap; mahfaza.
- aykırıkelimesf. zf.Çaprazlamasına.
- kanalkelimeis.İt.Kamış oluk.
- sınıfkelimeis.Ar.Belirli bir özelliği taşıyan ya da paylaşan birimlerin oluşturduğu bütün.
- sahihkelimesf.Ar.Gerçek; açık; doğru; hakiki.
- düşmekelimeis.Düşmek eylemi.
- lazımkelimesf.Ar.Gerek; gerekli; lüzumlu.
- seslikelimesf.Sesi olan; ses veren; ses çıkaran.
- sözcükkelimeis.Bir cümlenin kuruluşunda yer alan, bir sözcenin söz dizimsel ve anlamsal işleyişine katılan bir ya da birçok ses biriminden oluşan, belirli biçimde…
- konuşmakelimeis.Konuşmak eylemi.
- uyumkelimeis.Bir bütünün ögeleri ya da birbiri ile ilgisi bulanan ve aynı amacı güden bireyler arasında var olan uygunluk; birbirini tutarlık ilişkisi; ahenk,…
- kesrkelimeis.Ar.Kırma; kırılma; paralanma.
- imlakelimeis.Ar.Doldurma; dolgu yapma.
- tamlamakelimeis.Tamlamak eylemi.
- hecekelimeis.Ar.Konuşma sırasında bir solukta veya ağzın bir tek hareketi ile çıkarılan ses veya sesler topluluğu; bir ünlü veya bir ünlü etrafında toplanmış sesler…
- sessizkelimesf.Sesi olmayan; ses çıkarmayan; sesi çıkmayan.
- müstevikelimesf.Ar.Her tarafı aynı düzeyde olan; düz.
- sıfırkelimeis.Ar.Boş.
- tümleçkelimeTamamlayan şey; tam kılan.
- gövdekelimeis.eT.Bir nesnenin asıl ve önemli bölümü.
- gürültükelimeis.Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin meydana getirdiği, insanı rahatsız edici, hatta uzun sürede sağlık bozucu etkisi görülen seslerin…
- misalkelimeis.Ar.Benzer; eş; gibi.
- nesnekelimeis.Duyu organları yardımıyla varlığı algılanabilen her türlü somut varlık; ağırlığı ve hacmi bulunan varlık; karşımızda duran şey.
- olumlukelimesf.Sonucu, etkisi vb. yönlerden gözetilen amaca, isteklere veya beklenilene uygun olan; yararlı; müspet; pozitif (1942).
- sıygakelimeis.Ar.Kip.
- benzeşmekelimeis.Benzeşmek işi.
- cinskelimeis.Yun.Tür; çeşit.