500+ madde
- tanıkkelimeis.eT.Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
- temsilkelimeis.Ar.Benzetme; teşbih.
- rabıtakelimeis.Ar.İlgi; alaka; bağ; münasebet; ilişki.
- zarfkelimeis.Ar.Kılıf; kap; mahfaza.
- çoklukkelimeis.Sayı bakımından çok olma durumu; kesret, ekseriyet.
- nicelikkelimeis.(1935’ten beri) Artabilen veya eksilebilen bir şeyin bu artma ve eksilmeye bağlı olarak ölçülebilen veya sayılabilen özelliği; sayılabilir,…
- sessizkelimesf.Sesi olmayan; ses çıkarmayan; sesi çıkmayan.
- sıfırkelimeis.Ar.Boş.
- sınıflandırmakelimeis.Sınıflandırmak eylemi; bölümlere ayırma; bölümleme.
- ulamakelimeis.Ulamak eylemi.
- çekimkelimeis.Çekmek eylemi.
- cemkelimeis.Ar.Biriktirme, toplama
- düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
- ekkelimeis.eT.Bir nesnenin eksiğini gidermek için bitiştirilen parça; ilave.
- görevkelimeis.Bir nesne veya kimsenin yaptığı iş; iş görme yetisi; fonksiyon. (1942)
- kipkelimeis.eT.Kalıp; benzer; öğür; örnek, (1935’te yeniden).
- konuşmakelimeis.Konuşmak eylemi.
- koşulkelimeis.Bir şeyin olması, meydana gelmesi, gerçekleşmesi veya yapılması için varlığı kesinlikle zorunlu olan durum; dış gereklilik; bağlam; şart.
- kuruluşkelimeis.Kurulmak eylemi veya biçimi.
- medkelimeis.Ar.Çekip uzatma.
- oluşkelimeis.eT.Olmak eylemi veya biçimi.
- öncülkelimeis.Önde bulunan; önde yer alan; kendisinden sonra gelenlere temel olan; önce gelen; birinci; başta giden.
- öznekelimeis.Bilen, bilmeye yönelen ama kendisi bilgi nesnesi olmayan varlık.
- sıfatkelimeis.Ar.Nesnelere ilişkin durum, biçim, nicelik ve nitelik; vasıf.
- üretmekkelimef.Üremek eylemini gerçekleştirmek; üremesini, çoğalmasına sağlamak; çoğaltmak.
- uyumkelimeis.Bir bütünün ögeleri ya da birbiri ile ilgisi bulanan ve aynı amacı güden bireyler arasında var olan uygunluk; birbirini tutarlık ilişkisi; ahenk,…
- vericikelimesf.Bir şey veren.
- kaynakkelimeis.Yerden doğal olarak çıkan su; bu suyun çıktığı yer; kaynarca; pınar; memba.
- mücerredkelimesf.Ar.Cisim halinde olmayan; maddesi olmayan; soyut.
- sarfkelimeis.Ar.Harcama; tüketme; masraf etme.
- belirlemekkelimef.Belli olacak bir durum kazandırmak.
- atıfkelimeAr.Meyletme; yönelme.
- cezmkelimeis.Ar.Kesme.
- dayanakkelimeis.Dayanılacak şey, güç; destek; mesnet, (1935).
- dördülkelimeis.Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; dört köşeli yüzey; kare; murabba.
- düşmekelimeis.Düşmek eylemi.
- düzeykelimeis.Bir şeyin veya yerin seçilen yatay bir düzleme göre taşıdığı yükseklik; yükseklik derecesi; seviye, (1935).
- geçişkelimeis.eT.Geçmek işi veya biçimi.
- görünüşkelimeis.Gözün ilk bakışında veya zihnin doğrudan algıladığı şey.
- göstergekelimeis.Soyut ya da karmaşık olan bir ölçü ve bilginin niteliğini, niceliğini görünür hâle getirerek ya da basite indirgeyerek karşılaştırmalı bir bilgi…
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- keyfiyetkelimeis.Ar.Bir şeyin sahip olduğu veya taşıdığı nitelik; nitelik.
- kitabîkelimesf.Ar.Kitapla ilgili; kitaba ait.
- kuralkelimeis.Düşünce ve davranış bakımından uyulması gereken ilke; izlenmesi gereken zorunlu yol; davranışlarımıza yön veren ilke; kaide, (1935).
- metinkelimeis.Ar.(Eser, yazı, kanun, belge vb. için) yazım, anlatım, biçim ve üslup olarak kelimelerden meydana gelmiş bütün; yazarın kendi dilinde meydana getirdiği…
- nötrkelimesf.Lat.Yansız; tarafsız.
- olumlukelimesf.Sonucu, etkisi vb. yönlerden gözetilen amaca, isteklere veya beklenilene uygun olan; yararlı; müspet; pozitif (1942).
- pasifkelimesf.Lat.Olaylara tepki göstermeyen; etkinliği olmayan; edilgin.
- titrekkelimesf.Küçük ve hızlı salınım hareketleri yapan; titreyen.
- üreticikelimesf.Üretmeyi sağlayan; üreten.