ulama

kelimeis.

ula-ma

  1. 1

    Ulamak eylemi.

  2. 2

    {ağız}Bir şeye eklenen parça; eklenti; ilave; katkı.

    [DS]

  3. 3

    {ağız}Dokumacılıkta, kopan ipliği bir iz ve kabartı yapmayacak biçimde birbirine ekleme; iplikleri masuraya sarma.

    [DS]

  4. 4

    ed.Aruz ölçüsünde, vezin gereği bir sözcüğün sonundaki ünsüzün sonra gelen sözcüğün ilk ünlüsü ile birlikte söylenmesi; vasıl.

  5. 5

    dbl.Art arda gelen sözcüklerden öncekinin son ünlüsünü ikincinin ilk ünlüsü ile birlikte söyleme.

  6. 6

    El yazması süslemelerinde kenarlara yapılan birbirine geçmeli süsleme.

  7. 7

    {ağız}Art arda eklenmiş ağaç.

    [DS]

  8. 8

    {ağız}Kısa gelen ağaca yapılan ek.

    [DS]

  9. 9

    sf.Birbiri ardına eklenmiş; ulanmış.