218 madde
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- tabankelimeis.Ayağın yere basan alt yüzü.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- yalakkelimeis.İçinden, üzerinden bir şey yalanan yer veya kap.
- kuşakkelimeis.eT.Çeşitli amaçlarla bele sarılan, kaba kumaş veya örgüden yapılan enli şerit.
- kısıkkelimeis.Dar yer.
- boğazkelimeis.Boynun ön kısmında hava borusunun geçtiği hassas ve korumasız yer; gırtlak; ümük.
- güçkelimeis.eT.Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya böyle bir etkiye dayanabilme yeteneği; kuvvet; erk; hayat enerjisi; kudret.
- düdenkelimeis.eT.Değişik boyuttaki çöküntü tabanında yer üstü suların kaybolduğu çukurluklar.
- çukurkelimeis.Toprakta kazmak suretiyle meydana getirilen oyuk.
- eşikkelimeis.eT.Bir kapı boşluğunun alt kısmına, taban eşilmek suretiyle yerleştirilmiş taş veya ahşap kiriş.
- kıt'akelimeis.Ar.Parça; tane; kısım; bölüm.
- kütlekelimeis.Ar.(Katılar için) büyük parça; toplu şey; yığın; küme; topak.
- muhitkelimesf.Ar.Çevreleyen; kuşatan; çeviren.
- re'skelimeis.Ar.Baş; kafa.
- rejimkelimeis.Fr.Bir olayın oluşma biçimi.
- masakelimeLat.Ayak denilen destekler üzerine oturtulmuş bir tabladan meydana gelen ve değişik amaçlarla kullanılan pek çok çeşidi bulunan bir mobilya.
- medkelimeis.Ar.Çekip uzatma.
- modülkelimeis.Lat.Aynı tür başka bir eleman ile bir araya gelebilen, birlikte kullanılabilen, birleştirilebilen, aynı işlevi birlikte yürütebilen eleman.
- nakilkelimeis.Ar.Bir yerden başka bir yere alıp götürme; aktarma; taşıma; iletme; geçirme; aktarım.
- arızakelimeis.Ar.Yer yüzündeki ufku görmeyi engelleyen yükseltiler; engebe.
- atlaskelimeis.Ar.Yüzü ipek, altı pamuklu kıymetli bir kumaş cinsi.
- havzakelimeis.Ar.Sahip olunan mülk veya arazi.
- iltivakelimeis.Ar.Sarılma; dolaşma; karışıklık.
- obrukkelimesf.İçbükey; çukur; oyuk; mukaar; konkav.
- omuzkelimeis.Boynun iki yanında bulunan, kolları göğse bağlayan iki eklemden her biri.
- tepekelimeis.Bir şeyin en üstte kalan bölümü.
- aklankelimeis.Dağ sıralarının iki yandaki eğimli yüzeyleri; vadinin iki yanındaki eğimli arazi; yamaç; mail.
- genlikkelimeis.Genişlik.
- medarkelimeis.Ar.Etrafında dönülen nokta.
- silsilekelimeis.Ar.Zincir.
- yükseklikkelimeis.Yüksek olma durumu ve konumu.
- bakıkelimeis.Haber alınamayan veya kayıp eşyalar için bakılan fal; .
- binikelimeFar.Burun.
- engebekelimeis.Yer kabuğunda iç ve dış kuvvetlerin etkisi ile oluşan dağ, yayla, ova, çukur, koyak gibi yer şekillerinin bütünü; iniş ve çıkışlar; yüzey şekilleri;…
- konumkelimeis.Bir şeyin konulmuş olduğu yer, (1935).
- mutedilkelimesf.Ar.Düşünce, eylem vb.nde aşırıya kaçmayan; orta yolu tutan; ılımlı; itidalli.
- deniz kulağıdeyimYassı kabuklu, içi sedefli, 10 cm. uzunluğunda bir yumuşakça, (Haliotis).
- kıstakkelimeis.Bir yarımadanın karaya bağlantısını sağlayan dar kara parçası; berzah.
- körfezkelimeis.Yun.Kara içine sokulmuş geniş deniz parçası; büyük koy.
- lopkelimeis.Yun.Yuvarlak ve yumuşak nesne.
- metkelimeis.Ar.Uzatma; uzatılma; yayılma.
- seyelankelimeis.Ar.Akma; akıntı.
- sıkışmakelimeis.Sıkışmak işi.
- tulkelimeis.Ar.Boy; uzunluk.
- rakımkelimesf.Ar.Yazan; yazı ile gösteren; rakamlayan.
- arızalıkelimesf.(Yer için) düz olmayan; engelli; engebeli.
- çölleşmekelimeis.Çöl hâline gelmek işi.
- dar boğazdeyimİki çukurluğu birleştiren boğaz şeklindeki dar vadi.