tepe
kelimeis.(zirve, doruk)Köken
Gülensoy
Anlamlar
- 1
{eT}Bir şeyin en üstte kalan bölümü.
[Mühennâ]
- 2
coğ.Yamaçları az eğimli, çoğunlukla kendi başına bulunan, fazla yüksek olmamakla birlikte etrafına göre birkaç yüz metre yüksekliğinde yeryüzü şekli; engebe; küçük dağ.
- 3
Bir yerin veya bir şeyin hizasının tam üstü.
- 4
Birinin yanı başı; baş ucu.
- 5
anat.Kafanın iki kulak arasında kalan üst bölümü; başın üst kısmı.
- 6
mat.Üçgenin köşelerinden her biri; ikizkenar üçgen ya da kesmede tabanın karşısındaki köşe.
- 7
{ağız}Tütün bitkisinin yukarıya doğru en sonuncu yani beşinci tabaka yaprakları.
[DS]
Bu sözcükle kurulan deyimler51
- çeç tepe
- cin tepesi
- dalga tepesi
- deli tepe
- dembeleğin tepesi
- dere tepe
- dere tepe aşmak
- dere tepe dememek
- dere tepe düz gitmek
- dereden tepeden
- firavun tepeleri
- hacet tepesi
- kıt tepe
- modul tepe
- ordu tepesi
- tanık tepe
- tepe açısı
- tepe altı
- tepe ardı muskası
- tepe aşağı
- tepe bacası
- tepe baş
- tepe camı
- tepe canbalak
- tepe çekici
- tepe combalak
- tepe combalak kılmak
- tepe çukur
- tepe değeri
- tepe deliği
- tepe dombak
- tepe dombaz
- tepe dombaz aşmak
- tepe düzü
- tepe noktası
- tepe odası
- tepe taşak
- tepe tepe kullanmak
- tepeden bakmak
- tepeden inme
- tepeden inmeci
- tepeden inmecilik
- tepeden tırnağa
- tepeden tırnağa süzmek
- tepesi aşağı
- tepesi aşağı gitmek
- tepesi aşarı
- tepesi atmak
- tepesi üstü
- tülü tepe
- yığma tepe