- banglamakkelimef.Yüksek sesle bağırmak; haykırmak; seslenmek; çağırmak; .
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- çaldurmakkelimef.Azıcık benzemek
- çarpışdurmakkelimef.Gezip tozmak.
- çaymakkelimef.Dönmek; vazgeçmek.
- çınglamakkelimef.Çınlamak.
- danışmakkelimef.eT.Bir konu hakkında birisinden fikir almak; görüşüne baş vurmak; bilgi edinmeye çalışmak; akıl sormak; öğüt almak; meşveret etmek.
- darımakkelimef.eT.Olmak; uğramak; duçar olmak; tutulmak.
- degmekkelimef.eT.Değmek.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- doymakkelimef.eT.(Hararet için) tahammül etmek; dayanmak; katlanmak.
- gızıldamakkelimef.Gıcırdamak.
- kabarmakkelimef.Ağırlığı artmadan hacmi genişlemek, büyümek; şişmek.
- kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.
- kalkımakkelimef.Zıplamak; sıçramak.
- karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
- kayıkmakkelimef.Yana kaymak; sapmak; inhiraf etmek.
- kayıtmakkelimef.eT.Geri dönmek.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
- kayurmakkelimef.Kaygılanmak; endişelenmek; merak etmek.
- kiçmekkelimef.bknz. keçmek
- kişnemekkelimef.(At için) ses çıkarmak; bağırmak.
- kızmakkelimef.Çok yüksek bir sıcaklık derecesine ulaşmak; çok ısınmak; sıcaklığı çok artmak; .
- köçmekkelimef.Göçmek. [Yüknekî]
- kopmakkelimef.eT.(Tel, ip, halat vb. için) üzerine uygulanan çekme kuvveti dolayısıyla iki parçaya ayrılmak.
- korhmakkelimef.Korkmak.
- korkmakkelimef.Şiddetle savunmak; kendini korumak için yoğun bir istek duymak.
- kükremekkelimef.eT.(Aslan için) bağırmak.
- küvlemekkelimef.Feryat etmek; haykırmak; gürlemek.
- manglamakkelimef.Bağırmak; feryat etmek.
- mangrımakkelimef.(Hayvan için) bağırmak; melemek.
- mavlamakkelimef.(Kedi için) çiftleşmek isteğiyle bağırmak; miyavlamak.
- mırlamakkelimef.Mırıldamak; mırıltılı sesler çıkarmak.
- okramakkelimef.(Acıkmış veya susamış olan atlar için) yiyecek veya içecek gördüğünde mırıltı şeklinde ses çıkarmak; kişnemek; yem zamanında kişnemek; homurdanmak.
- olurmakkelimef.Oturmak; oturmuş olmak.
- ongmakkelimef.İşi iyi gitmek; gelişmek; büyümek; onmak.
- otlanmakkelimef.Otlamak.
- oturmakkelimef.Sakinleşmek; sükûnet bulmak; durulmak.
- parıldamakkelimef.Fırlamak.
- parlamakkelimef.Kuvvetli bir ışık çıkarmak; kendi ışığı ile aydınlık saçmak; ışık saçmak; parıldamak.
- pusmakkelimef.Pusu kurmak; pusuya girmek.
- tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
- uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
- uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
- ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
- ürmekkelimef.Havlamak.
- usmakkelimef.Sanmak; ummak.
- üşmekkelimef.Bir yerde toplanmak; birikmek; üşüşmek; toplanmak; yığılmak.
- uymakkelimef.Hareketleri bakımından birine bağlı olmak.