parlamak

kelimef.

par (yans.) > par-la-mak

  1. 1

    {eAT}Kuvvetli bir ışık çıkarmak; kendi ışığı ile aydınlık saçmak; ışık saçmak; parıldamak.

    [DK]

  2. 2

    {ağız}Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak; ışık saçan yansımaları olmak.

    [DS]

  3. 3

    {ağız}(Yanıcı maddeler ve ısıtma araçları için) tutuşup alev almak; alevlenmek.

    [DS]

  4. 4

    mecaz.(Göz, bakış için) sevinç, mutluluk vb. duyguyu etkili biçimde yansıtmak; dile getirmek; ışıldamak.

  5. 5

    {ağız}Birdenbire dikkat çekecek biçimde tanınmak; ün kazanmak; yükselmek.

    [DS]

  6. 6

    {ağız}Birdenbire öfkelenmek; öfkeden kendini tutamaz duruma gelmek; kızgınlığını bağırtı ile ortaya koymak; sinirlenmek; hiddetlenmek.

    [DS]

  7. 7

    (Elbise için) eskidiği için veya ütü izi dolayısıyla ışığı yansıtır duruma gelmek.

  8. 8

    (Atmaca için) avının üzerine atılmak.

  9. 9

    Kuşa havalandığı anda ateş etmek.

  10. 10

    (At için) binicinin kontrolünden çıkmak.