oturmak
kelimef.Köken
ol-ġur-mak / ol-ur-mak / ol-tur-mak > otur-mak
اوترمق
Anlamlar
- 1
{eAT}Sakinleşmek; sükûnet bulmak; durulmak.
- 2
Vücudun belden yukarısı dik kalacak biçimde ayaklarını kıvırarak kaba etleri üzerine yerleşmek. {ağız]
[Bahşayiş][DK]
- 3
Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak.
- 4
Ayakta durmayarak oturma durumu almak.
- 5
Bir temel, bir altlık vb. üzerine kurulmuş, yerleştirilmiş olmak. Bu Cumhuriyet sağlam temeller üzerine oturur.
- 6
(Kapak, tıpa, parça, ek vb. için) yerine iyice yerleşmek; aralık veya fazlalık bırakmadan girmek; uygun gelmek; uymak.
- 7
(Kişiler için) bir yerde sürekli olarak kalmak; ikamet etmek.
- 8
Hiçbir iş yapmadan zaman geçirmek; boş durmak; bir işte çalışmamak.
- 9
Bir kimse ile birlikte veya yalnız yaşamak; ömür sürmek.
- 10
(Yapı veya toprak için) ağırlık etkisi ile çökmek.
- 11
(Sıvı içindeki tortu için) dipte birikmek; dibe çökmek; süzülmek.
- 12
(Yemek, yazmak, dikiş makinesi, tezgâh gibi başına oturularak yapılan işler için) bir işi yapmak üzere olmak; işe başlamak.
- 13
Belli bir fiyata mal olmak. Bu son arıza yüz elli milyona oturdu.
- 14
Toplum tarafından benimsenmek; yerleşmek; kökleşmek. Batı örneği demokrasi bizde biraz daha geç oturacağa benziyor.
- 15
(Süreli yayın için) baskı sayısı belirtilen sayıda dengelenmek.
- 16
(Yönetici için) belirtilen makama, mevkie geçmek; yer almak.
- 17
(Uzay aracı için) belirtilen yörüngeye yerleştirilmiş olmak; o yörüngede dönmek.
- 18
(Yürek için) işlemek.
- 19
Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Dinleyici olmakla beraber o susup oturamaz.
Bu sözcükle kurulan deyimler67
- (birinin) postuna oturmak
- abraş oturmak
- aşığı alçı oturmak
- aşığı cuk (bek, bey, çift) oturmak
- ayağına oturmak
- aylak aylak oturmak
- baçag oturmak
- bokun üstünde oturmak
- boş oturmak
- boşta oturmak
- bucakda oturmak
- canı yerine oturmak
- cuk oturmak
- dek oturmak
- diken üstünde oturmak
- dili kısıp oturmak
- dilini kesip oturmak
- dizin oturmak
- doğru oturmak
- durmak oturmak
- durup oturmak
- eğreti oturmak
- gemisi karaya oturmak
- gönlü oturmak
- göpe oturmak
- gö~lü oturmak
- hokka gibi oturmak
- içine oturmak
- iğreti oturmak
- kafes arkasında oturmak
- kalıp gibi oturmak
- kalkıp kalkıp oturmak
- kan oturmak
- karaya oturmak
- kıçı üstüne oturmak
- kıçüstü oturmak
- kira ile oturmak
- kirada oturmak
- köşeye oturmak
- kubacık oturmak
- kucağına oturmak
- kül üzre oturmak
- külçe gibi oturmak
- lıkadak oturmak
- lök gibi oturmak
- masaya oturmak
- mideye oturmak
- misafir gibi oturmak
- pahalıya oturmak
- sakal falına oturmak
- şapa oturmak
- şapdik oturmak
- sığa oturmak
- tahta oturmak
- tek oturmak
- tuzluya oturmak
- uslu oturmak
- üstüne oturmak
- üzerine oturmak
- uzun oturmak
- yabana oturmak
- yan gelip oturmak
- yanaşı oturmak
- yerine oturmak
- yörüngesine oturmak
- yüreğine oturmak
- yürek oturmak