- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kaşınmakkelimef.Kaşıntı verilmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
- oynatmakkelimef.Oynamasını sağlamak.
- sarılmakkelimef.eT.Bir kimseyi veya bir şeyi kolları arasına alıp sımsıkı tutunmak; kolları arasında tutmak; kollarını dolamak.
- sarmakkelimef.Olgun hale gelmek.
- savaşmakkelimef.Dövüşmek; çatışmak.
- sokulmakkelimef.Sokmak eylemi yapılmak; bir şeyin başka bir şeyin içine veya arasına girmesi sağlanmak. .
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- sürünmekkelimef.(Sert bir şey için) dövülerek ezilmek.
- takılmakkelimef.Dizilmek.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
- tülemekkelimef.Döllemek; kuzulamak; çoğalmak; doğurtmak.
- yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.