500+ madde
- ilmekkelimef.Bağlı, asılı, ilişkili olmak; bağlanmak; iliştirilmek.
- iltmekkelimef.İlerletmek.
- imlemekkelimef.İşmar etmek; işaret etmek; göstertmek.
- imlenmekkelimef.Zevk almak.
- ınçıklamakkelimef.Hıçkırarak ağlamak; inlemek; hıçkırmak; feryat etmek.
- inçlenmekkelimef.Rahatlamak; sakinleşmek.
- inçrünmekkelimef.Rahatlamak; sakinleşmek.
- inmekkelimef.Yukarıdaki bir yerden daha aşağıdaki başka bir yere doğru gelmek.
- iriglenmekkelimef.Sertlik göstermek; yüz çevirmek.
- irikmekkelimef.Toplanmak; birikmek.
- irikmekkelimef.İğrenmek; nefret etmek; istikrah etmek.
- irilmekkelimef.(Deri, kulak vb. için) yırtılmak; ayrılmak; yarılmak; çatlamak; yirilmek.
- irilmekkelimef.Kaygıdan titremek.
- irinmekkelimef.Bedbaht olmak; sefil olmak.
- irkilmekkelimef.(Halk için) toplanmak, çoğalmak.
- irmekkelimef.Yalnızlık duymak; üzülmek.
- irtemekkelimef.Aramak; araştırmak.
- irteşmekkelimef.Araştırmak.
- ışanmakkelimef.Güvenmek; inanmak; itimat etmek.
- işenmekkelimef.İnanmak; güvenmek; mutmain olmak.
- isimekkelimef.Isınmak; sıcak olmak.
- işimsinmekkelimef.Eş saymak; arkadaş gibi hareket etmek.
- ısınmakkelimef.İçi ısınmak; sevmek.
- ısınmakkelimef.Sıcaklığı artmak; daha sıcak duruma gelmek; ısı kazanmak.
- isinmekkelimef.Isınmak; sıcaklık duymak.
- ısırmakkelimef.Sokmak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- işletmekkelimef.İşlemesini sağlamak; çalıştırmak; faal tutmak; kullanmak.
- ismekkelimef.İnmek; azalmak; hafiflemek.
- itilmekkelimef.Yapılmak; donatılmak; süslenmek.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- ivinmekkelimef.Acele etmek.
- ivitmekkelimef.Acele etmek.
- ivmekkelimef.Çabuk davranmak; acele etmek; derhal yapmak.
- izlemekkelimef.Zaman ve mesafe olarak birinden sonra gelmek; ardından gelmek; takip etmek.
- kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.
- kadırmakkelimef.Bükmek; eğmek.
- kadıtmakkelimef.İnat etmek; dik başlı olmak; kimseye boyun eğmemek; dikilmek.
- kahşatmakkelimef.Parçalamak.
- kakılamakkelimef.Bağırmak.
- kakırmakkelimef.Boğazını aksırarak temizlemek; balgam çıkarmak.
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
- kalkmakkelimef.eT.Yükselmek; sıçramak; şaha kalkmak; doğrulmak; dik duruma gelmek.
- kalmakkelimef.Bulunduğu durumu veya konumu korumak, değiştirmeden durmak.
- kamamakkelimef.Kamaşmak.
- kamıtmakkelimef.Kaymak.
- kammakkelimef.Kamaşmak.