izlemek

kelimef.(i)

īz (tekelek izi) > iz-le-mek

ايزلمك

  1. 1

    {eT}Zaman ve mesafe olarak birinden sonra gelmek; ardından gelmek; takip etmek.

    [KB]

  2. 2

    {OsT}{eAT}Bir kişi veya hayvanın arkasına düşerek ya da daha sonra onun izlerine bakarak geçtiği yerlerden gitmek; aynı yoldan gitmek; izi sıra gitmek; izinde yürümek.

  3. 3

    (Bir olay ya da gösteri için) oluş sırasında hazır bulunmak; olanları görmek; tanık olmak; izleyicisi olmak; seyretmek.

  4. 4

    (Taşıt vb. için) kendisi için belirlenmiş bir güzergâhtan işlemek.

  5. 5

    (Yön için) o yöne doğru gitmek.

  6. 6

    (Yol için) o yolun gittiği yere doğru gitmek.

  7. 7

    (Bir kimse için) o kişinin gidiş geliş veya hareketlerini gözlemek.

  8. 8

    (Örnek alınan kişi için) onun gibi davranmak; özdeş tutum benimsemek; izinden gitmek; yolundan gitmek; yaptıklarının veya söylediklerinin dışına çıkmamak.

  9. 9

    (Bir sosyal hareket veya moda için) aynı zaman ve nitelikte değişmek; özdeş bir gelişmeyi göstermek.

  10. 10

    (Çalışma, bilim, sanat vb. için) gelişimi sırasında veya zaman içinde onunla ilgili bilgi ve olguları öğrenmek; bilgi edinmek; kaçırmamaya özen göstermek.

  11. 11

    (Konferans, konuşma vb. için) edilgen olarak katılmak; dinlemek; yapıldığı yerde hazır bulunmak.

  12. 12

    (Hasta, yaşlı vb. yakın için) uzun süre kendisi ile ilgilenmek; olabilecek hastalık veya olumsuzluklar için dikkatli olmak.

  13. 13

    (Bir öğretim, etkinlik vb. için) çalışmalarına katılmak; yer almak; düzenli ve sürekli biçimde uymak.

  14. 14

    (Gözleriyle) gözlerini, bakışlarını hareket eden kimseden veya bir şeyden ayırmamak.

  15. 15

    Bir şeyin izi üzerinden yürümek.