214 madde
- engşeşmekkelimef.İçini çekerek ağlamak; hazin hazin ağlamak.
- gızıldamakkelimef.Gıcırdamak.
- ılgamakkelimef.Atlarla hücum etmek.
- ısırmakkelimef.Sokmak.
- ısmarlamakkelimef.Far.Bir şeyin getirilmesini veya yapılmasını bir başkasına söylemek; sipariş vermek; .
- kabarmakkelimef.Ağırlığı artmadan hacmi genişlemek, büyümek; şişmek.
- kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.
- kakımakkelimef.eT.Birine yaptığı işin doğru olmadığını, beğenilmediğini sert sözlerle bildirmek; azarlamak; paylamak.
- kakmakkelimef.Vurmak; hafifçe vurmak; çalmak.
- kalkımakkelimef.Zıplamak; sıçramak.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kanatmakkelimef.eT.Kanamasına sebep olmak.
- kangrılmakkelimef.Ters bükülmek; arkaya bükülmek; kanırılmak.
- kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
- kapmakkelimef.Tutmak.
- karanmakkelimef.Moğ.Çevresine bakınmak.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- karartmakkelimef.Rengini kara hâle getirmek; karaya boyamak.
- karcaşmakkelimef.Karışmak; kaynaşmak; birbirine dolaşmak; karma karışık olmak; bozulmak.
- kargamakkelimef.İlenmek; lanet etmek; beddua etmek; lanetlemek.
- karışmakkelimef.Çarpışmak; karşı karşıya gelmek; düşman kesilmek.
- karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
- karmalamakkelimef.Yağma etmek; yağmalamak.
- karmanmakkelimef.Moğ.Çevresine bakınmak; aranmak.
- karşulamakkelimef.Konuğu karşılamak.
- karşulaşmakkelimef.Karşılaşmak.
- karvamakkelimef.Ararken bir şeye dokunmak.
- karvaşmakkelimef.Birlikte aramak.
- kaşanmakkelimef.(Hayvanlar için) kaşağı ile tımar edilmek.
- katlanmakkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak. [Yüknekî]
- katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
- kavramakkelimef.eT.Sıkmak.
- kavşurmakkelimef.Katlamak; bir araya koymak; birleştirmek; kavuşturmak.
- kayıkmakkelimef.Yana kaymak; sapmak; inhiraf etmek.
- kayıtmakkelimef.eT.Geri dönmek.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
- kayurmakkelimef.Kaygılanmak; endişelenmek; merak etmek.
- kazanmakkelimef.eT.Kazanç sağlamak; kâr elde etmek.
- kegişmekkelimef.Birbirine sert sözler söylemek; karşılıklı sövmek; sövüşmek.
- kengeşmekkelimef.Müzakere etmek; müşavere etmek; karşılıklı danışmak; danışmak; keneşmek.
- kertilmekkelimef.Kertmek eylemi yapılmak.
- kesdürmekkelimef.(Tahminde) isabet ettirmek; kestirmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kiçmekkelimef.bknz. keçmek
- kiçürmekkelimef.bknz. keçürmek
- kığırmakkelimef.Çağırmak; davet etmek; seslenmek; haykırmak.
- kılçatmakkelimef.Uğraşmak.
- kılıçlamakkelimef.Kılıçla vurmak; kılıçla saldırmak; kılıçtan geçirmek; kılıçla yaralamak veya öldürmek; .
- kılıçlaşmakkelimef.Karşılıklı olarak kılıç ile vuruşmak.