- bagarkelimeis.Karaciğer.
- bagırkelimeis.Karaciğer; .
- bagırlıgkelimesf.Bağırlı.
- bilemekkelimef.Bileği taşına veya başka bir bileme aletine tutarak kesici aletlerin ağzını keskin duruma getirmek; keskinleştirmek; zağlamak.
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
- döşnekkelimeis.Yatak; yer yurt; döşek.
- igekelimeis.Sahip; bey.
- kitmekkelimef.Gitmek; çekilmek; zail olmak. [Yüknekî]
- kocakelimesf.Yaşlı; ihtiyar. [Yüknekî]
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- ohşagukelimeis.Oyuncak.
- ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
- pencekelimeis.Far.Pençe.
- pişekelimeis.Far.Meslek; iş; sanat.
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- sürtüşmekkelimef.Bir şeyin üzerine bir maddeyi birlikte sürmek, yaymak, bulaştırmak.
- sürünmekkelimef.(Sert bir şey için) dövülerek ezilmek.
- tabanlığkelimesf.Tabanlı.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- taşmakkelimef.Dışarı çıkmak.
- tatmakkelimef.Bir yiyecek ve içeceğin tadını, kalitesini kontrol etmek amacıyla ağza biraz almak, çiğnemek ve yemek; tadına bakmak.
- taygunkelimeis.Çin.Taylar.
- tepinmekkelimef.Bulunduğu yerde ayaklarını yere hızlı hızlı vurmak.
- tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
- tizligkelimesf.Dizli; dizi olan.
- töşnekkelimeis.Dinlenme yeri; yatak; yer yurt; döşek.
- tufankelimeis.Ar.din. Nuh peygamber zamanında, inkârcı ve sapkın insanları cezalandırmak için Allah tarafından yağdırıldığına inanılan yağmur ve kasırga afeti.
- yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
- yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
- yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
- yükkelimeis.Ağırlık.
- yüklemekkelimef.Yük vurmak; yüklü hâle getirmek.