1. bagarkelimeis.Karaciğer.
  2. bagırkelimeis.Karaciğer; .
  3. bagırlıgkelimesf.Bağırlı.
  4. bilemekkelimef.Bileği taşına veya başka bir bileme aletine tutarak kesici aletlerin ağzını keskin duruma getirmek; keskinleştirmek; zağlamak.
  5. bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
  6. devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
  7. döşnekkelimeis.Yatak; yer yurt; döşek.
  8. igekelimeis.Sahip; bey.
  9. kitmekkelimef.Gitmek; çekilmek; zail olmak. [Yüknekî]
  10. kocakelimesf.Yaşlı; ihtiyar. [Yüknekî]
  11. kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
  12. ohşagukelimeis.Oyuncak.
  13. ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
  14. pencekelimeis.Far.Pençe.
  15. pişekelimeis.Far.Meslek; iş; sanat.
  16. sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
  17. sürtüşmekkelimef.Bir şeyin üzerine bir maddeyi birlikte sürmek, yaymak, bulaştırmak.
  18. sürünmekkelimef.(Sert bir şey için) dövülerek ezilmek.
  19. tabanlığkelimesf.Tabanlı.
  20. takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
  21. taşmakkelimef.Dışarı çıkmak.
  22. tatmakkelimef.Bir yiyecek ve içeceğin tadını, kalitesini kontrol etmek amacıyla ağza biraz almak, çiğnemek ve yemek; tadına bakmak.
  23. taygunkelimeis.Çin.Taylar.
  24. tepinmekkelimef.Bulunduğu yerde ayaklarını yere hızlı hızlı vurmak.
  25. tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
  26. tizligkelimesf.Dizli; dizi olan.
  27. töşnekkelimeis.Dinlenme yeri; yatak; yer yurt; döşek.
  28. tufankelimeis.Ar.din. Nuh peygamber zamanında, inkârcı ve sapkın insanları cezalandırmak için Allah tarafından yağdırıldığına inanılan yağmur ve kasırga afeti.
  29. yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
  30. yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
  31. yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
  32. yükkelimeis.Ağırlık.
  33. yüklemekkelimef.Yük vurmak; yüklü hâle getirmek.