1. alıkmakkelimef.Alçalmak.
  2. armutkelimeis.Gülgillerden ılıman bölgelerde yetişen beyaz çiçekli, basit, düz veya düzensiz dişli yapraklı, damla görünümünde ortası beş bölmeli ince kabuklu,…
  3. arpakelimeis.Buğdaygillerden taneleri ekmek ve bira yapımında, çoğunlukla hayvan yemi olarak kullanılan, buğdaya göre daha erken gelişen ve olgunlaşan kılçıklı…
  4. arpalamakkelimef.Arpa vermek.
  5. asmakkelimef.Bir nesneyi bir yere aşağı doğru sarkacak biçimde takmak, bağlamak.
  6. atışkelimeis.Atmak işi; fırlatma işi.
  7. atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
  8. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  9. balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
  10. beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
  11. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  12. çakmakkelimef.Vurmak.
  13. çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
  14. dedekelimeis.Çocuğa göre babanın veya annenin babası; büyük baba.
  15. ekmekkelimef.Bir tohumu bitki yetiştirmek üzere toprağa gömmek.
  16. emmekkelimef.Dil, dudak ve soluk yardımıyla bir sıvıyı ağzına çekmek.
  17. ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
  18. inmekkelimef.Yukarıdaki bir yerden daha aşağıdaki başka bir yere doğru gelmek.
  19. işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
  20. işletmekkelimef.İşlemesini sağlamak; çalıştırmak; faal tutmak; kullanmak.
  21. kalınkelimesf.Kalabalık; sayısız; çok; sürü.
  22. kapışmakkelimef.Bir şeyi birlikte kapmak suretiyle almak; bitirmek.
  23. kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
  24. kaynatmakkelimef.Kaynamak işini sağlamak.
  25. kazımakkelimef.Kazmak; eşmek; deşmek. [Yüknekî]
  26. kazınmakkelimef.Kendi kendine tıraş olmak; derisini yüzercesine kendi tüy ve kıllarını kesmek.
  27. kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
  28. kesişmekkelimef.Birbirini kesmek.
  29. kesmekkelimef.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]
  30. kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
  31. kışlamakkelimef.Kışı bir yerde geçirmek;
  32. kışlatmakkelimef.Kışlamasını sağlamak; .
  33. kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
  34. küpkelimeis.eT.Eskiden, şimdiki kadar plâstik ve metal kapların yaygın olmadığı dönemlerde yiyecek ve içecekleri koymak ve saklamakta kullanılan ağzı ve dibi dar,…
  35. mayışmakkelimef.Buyrulan bir işi yapmaktan çekinmek; tembellikten yere yapışıp kalmak.
  36. öküzkelimeis.Gücünden çift sürmek ya da koşum hayvanı olarak yararlanılan iğdir edilmiş erkek sığır.
  37. olgunkelimesf.İstenilen kıvama ve duruma gelmiş olan; olmuş; olan.
  38. öpüşmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini öpmek.
  39. ördekkelimeis.Perde ayaklılardan, evcili ve yabanisi bulunan, tıknaz gövdeli, kısa boyunlu, yassı gagalı, ayakları perdeli, kısa bacaklı su kuşu türlerine verilen…
  40. otkelimeis.İlaç olarak kullanılan ot.
  41. otlamakkelimef.(Hayvanlar için) bulunduğu yerdeki ot, çimen, yaprak ve yeşil sürgünleri yemek; yayılmak.
  42. ötmekkelimef.(Kuş, böcek vb. için) değişik tonda sesler çıkarmak.
  43. sakalkelimeis.Yetişkin erkeklerde yüzün alt kısımlarında olmak üzere çene ve yanaklarda biten tüylerin tümüne birden verilen ad.
  44. sapkelimeis.eT.Bir bitkinin eksenini meydana getiren, dal, yaprak ve çiçeklerini taşıyan, ağaçlarda kalınlaşarak odunlaşan, çoğunlukla toprak üstünde bulunan ve…
  45. sarkıtmakkelimef.Bir şeyin sarkmasını sağlamak; aşağı doğru sallandırmak.
  46. sarkmakkelimef.Aşağıya doğru uzanmak.
  47. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  48. sikilmekkelimef.Bir erkek tarafından cinsel ilişkide bulunulmak; sikmek eylemine uğramak; cinsel ilişkide edilgen durumda bulunmak.
  49. sokmakkelimef.(Bir şey için) başka bir şeyin arasına girmesini sağlamak; girdirmek; içine tıkmak; basmak.
  50. sökülmekkelimef.Hakkında sökmek eylemi uygulanmak; sökmek eylemine konu olmak; sökmek eylemi yapılmak.