1. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  2. boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
  3. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  4. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  5. bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
  6. itkelimeis.eT.Köpek.
  7. kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
  8. kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
  9. kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
  10. kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
  11. kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
  12. kömürkelimeis.eT.Siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt.
  13. korumakkelimef.eT.Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye…
  14. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  15. kulakkelimeis.eT.Başın iki yanında bulunan işitme ve denge duyusu organı. [Yüknekî]
  16. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  17. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  18. tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
  19. terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
  20. tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
  21. tükenmekkelimef.eT.Kalmamak; tümüyle bitmek; sona ermek; hiç kalmamak.
  22. tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
  23. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  24. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  25. yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
  26. yüzkelimeis.eT.Bir şeyin üst kısmı; yüzey; satıh.