140 madde
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- savkelimeis.eT.Söz; lakırdı.
- sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
- sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
- sinkelimeis.eT.Ölü gömülen yer; mezar; türbe.
- soğankelimeis.eT.Zambakgillerden, toprak altındaki yumru kısmı değişik renk, biçim ve irilikte, yaprakları içi boş, silindirimsi ve sivri, yemeklere çeşni vermekte…
- sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
- sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
- sütkelimeis.eT.Kadınların ve dişi memeli hayvanların, yavrularını beslemek için memelerindeki bezler tarafından salgılanan fildişi renginde tatlımsı, besleyici…
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
- titikkelimesf.eT.Akıllı; zeki.
- tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
- tumşukkelimeis.eT.Gaga.
- tuzkelimeis.eT.Yiyeceklere tat vermek ya da onları korumak için yaygın olarak kullanılan, billursu, ufalanabilir, suda eriyen, dili yakıcı, kokusuz madde; sodyum…
- tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
- uçkelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
- üçkelimesf.eT.İkiden bir fazla, dörtten bir eksik olan.
- uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
- uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- ulumakkelimef.eT.(Kurt, köpek, çakal vb. hayvanlar için) uzun uzun iniltili ve boğuk ses çıkarmak.
- ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
- üstkelimeis.eT.Gök yüzüne bakan yüz; üst yüzey. .
- uzamakkelimef.eT.Uzunluğu artmak.
- yabgukelimeis.eT.Yol gösterici.
- yadkelimesf.eT.Yabancı; ecnebi; garip.
- yağışkelimeis.eT.Yağmak eylemi.
- yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
- yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
- yarınkelimeis.eT.İçinde bulunduğumuz günden hemen sonra gelecek olan gün; ertesi gün.
- yavaşkelimesf.eT.(Kişi, hayvan vb. için) yavaş; yumuşak huylu; sakin; uysal; halim; müşfik; rahîm.
- yayılmakkelimef.eT.Yaymak eylemi gerçekleştirilmek; dağıtılmak.
- yaylakelimeis.eT.Yaz geçirilecek yer; yazlık yer; yaz geçirilen yer; yaylak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yemişkelimeis.eT.Bitkilerde, yumurtacıkların döllenmesinden sonra çiçeğin meyve yapraklarından oluşan ve olgunlaştığında tohumları içeren bölüm; meyve.
- yığmakkelimef.eT.Nesneleri bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.
- yılkelimeis.eT.Yer’in, Güneş çevresinde bir dolanımına bağlı olarak ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık uzlaşımsal dönem;…
- yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.