1. parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
  2. perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
  3. aynakelimeis.Far.Işığı yansıtarak cisimlerin görüntüsünü veren arkası sırlı cam; gözgü.
  4. çaprazkelimesf.Far.Çarpı işareti şeklinde birbiri üstünden geçen veya birbirini kesen.
  5. köşekelimeis.Far.İki çizgi veya düzlemin kesiştiği nokta.
  6. tavakelimeis.Far.Yiyecekleri kızartmakta kullanılan geniş dipli, yüksek kenarlı, uzun saplı metal kap.
  7. bentkelimeis.Far.Bağlama.
  8. kikelimebağ.Far.Birbiri ile anlam ilişkisi bulunan cümleleri birbirine bağlar “Erkenden gidelim ki yer bulabilelim.”
  9. pulkelimeis.Far.Üzerine sikke damgası vurmak üzere hazırlanan küçük ve yuvarlak madenî parçalar.
  10. serbestkelimesf.Far.Başı bağlı; gizli; örtülü.
  11. çemberkelimeis.Far.Bir merkeze aynı uzaklıkta bulunan noktaların meydana getirdiği kapalı eğri; daire; halka.
  12. çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
  13. sehpakelimeis.Far.Üç ayaklı destek üzerine kurulmuş herhangi bir araç.
  14. mührekelimeis.Far.Her tür küçük yuvarlak veya küresel nesne; topçuk.
  15. kepçekelimeis.Far.Sulu yemekleri karıştırmak ve dağıtmakta kullanılan, uzun saplı, büyük ve derin kaşık.
  16. ustakelimeis.Far.Belli bir çıraklık ve kalfalık dönemini geçirdikten sonra bir işi veya zanaatı çok iyi öğrenmiş olan ve bu işi kendi başına yapabilen kimse.
  17. taçkelimeis.Far.Bir üstünlük, seçkinlik ya da bir ödül sembolü olarak başa takılan çiçek ya da yapraklardan oluşmuş başlık.
  18. tahtakelimeis.Far.Kalınlığı az, geniş, düz ve uzun biçilmiş ağaç parçası.
  19. barhanakelimeis.Far.Kafile; grup.
  20. cankelimeis.Far.İnsan ve hayvanların yaşamalarını sağlayan, ölümle birlikte bedenden ayrılan madde dışı varlık.
  21. çengelkelimeis.Far.Üzerine bir şey asmaya veya bir şeyi bir yere tutturmaya yarayan ucu eğri kanca.
  22. kündekelimeis.Far.Kalın ağaç gövdesi; kütük.
  23. lülekelimeis.Far.Bükülmüş, dürülmüş olan şey.
  24. nişankelimeis.Far.Belirti; iz; alamet.
  25. paçakelimeis.Far.Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde ayakların dışarı çıktığı alt kısım.
  26. sepetkelimeis.Far.Saz, kamış, ince dal vb. şeylerden örmek suretiyle yapılmış, genellikle yiyecek ve eşya taşımakta kullanılan saplı veya sapsız gereç.
  27. ahenkkelimeis.Far.Uyum.
  28. ciğerkelimeis.Far.Karnın sağ üst kısmına yerleşmiş bulunan, kan depolanması, mikroplardan süzülmesi, safra salgılanması, şeker ve şeker türleri ile yağ ve proteinlerin…
  29. demkelimeis.Far.Soluk; nefes.
  30. kemerkelimeis.Far.Kalın kumaş, deri veya sentetik maddeden yapılma, bele dolandıktan sonra iki ucu birbirine bir toka ile tutturulan bel bağı.
  31. kenarkelimeis.Far.Bir şeyin veya yerin sınırlarını meydana getiren çizgi; bitiş yeri; kıyı.
  32. kümbetkelimeis.Far.Tepe.
  33. lökkelimeis.Far.İri yapılı bir cins devenin erkeği.
  34. siperkelimeis.Far.Arkasına, altına veya içine girilerek saklanıp korunulacak yer.
  35. tezgâhkelimeis.Far.Üzerinde iş yapılan bir tür masa.
  36. çarmıkkelimeis.Far.Çarmıh.
  37. celepkelimesf.Far.(Hayvan için) sürülerek getirilmiş; tüccar malı olan.
  38. çiftkelimesf.Far.İki ve ikinin katları kadar olan.
  39. çirkkelimeis.Far.Kir; pas.
  40. kelkelimeis.Far.Vücut tüylerinin dökülmesine yol açan mantarlardan meydana gelen bir hastalık.
  41. kellekelimeis.Far.Baş; kafa.
  42. kesekelimeis.Far.İçine para, tütün vb. konulan ve cepte taşınan, kumaş veya örgüden yapılma küçük torba.
  43. valakelimeis.Far.Baş örtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli, renkli kumaş.
  44. şahkelimeis.Far.Yeni sürgün dal; filiz. .
  45. tengkelimeis.Far.Bağ; kayış.
  46. renkkelimeis.Far.Bir kaynaktan ya da bir cisim üzerinden yansıdıktan sonra gelen ışığın farklı dalga boylarına bağlı olarak gözde bıraktığı ayırt edici duyum.
  47. zibidikelimesf.Far.Gülünç derecede kısa ve dar giyinen; kötü giyimli.
  48. zincirkelimeis.Far.Birbirine geçmiş madenî halkalardan oluşan bağ.
  49. zorkelimeis.Far.Sıkıntı; güçlük; rahatsızlık; sorun.
  50. badkelimeis.Far.Rüzgâr; yel.