138 madde
- abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
- afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
- ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
- aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
- alındırmakkelimef.Kızdırmak; üzülmesine sebep olmak; .
- anıtlamakkelimef.Vuracakmış gibi yaparak korkutmak; sakındırmak.
- arıklamakkelime(Su için) arık açarak götürmek.
- asartmakkelimef.Beslemek; büyütmek; korumak; yetiştirmek.
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- atıştırmakkelimef.Ayak üstü ve acele olarak bir şeyler yiyip içmek.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- ayaklamakkelimef.Bir yeri ayakla ya da adımla ölçmek.
- aynalamakkelimef.Ayna takmak; aynalı hâle getirmek.
- bastırmakkelimef.Bir şeyi, bir şeye basmak işini yaptırmak; basırmak; basmak; basurmak. Parmaklarını kanayan yarasına bastırıyordu.
- bırakmakkelimef.Alt.Elde tutulan veya taşınan şeyi tutmaz olmak.
- börtlemekkelimef.Az haşlamak.
- bukmakkelimef.Bükmek; kıvırmak; .
- burkmakkelimef.Burarak çevirmek; bükmek; kıvırmak.
- burtarmakkelimef.(Yüz için) buruşturmak; surat asmak.
- cıbarmakkelimef.Ağacı budamak.
- cıdamakkelimef.Beğenmek; istemek.
- cılavlanmakkelimef.Çok isteklenmek.
- cıvdırmakkelimef.Güzel ok atmak.
- cıvıtmakkelimef.Cıvık duruma getirmek.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çanaklamakkelimef.Ağaçların dibini çukurlatmak.
- çançmakkelimef.Batırmak.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çaptırmakkelimef.Yağmalatmak; yağma ettirmek.
- çatlatmakkelimef.Bir şeyin parçaları dağılmayacak şekilde yarılmasına sebep olmak.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çelmekkelimef.Koyunlar çiftleşirken kuyruklarını yana doğru çekerek yardımcı olmak.
- çığırmakkelimef.Birini çağırmak; ona seslenmek.
- çövdürmekkelimef.Fışkırtarak işemek.
- daldırmakkelimef.Dalma işini yaptırmak; dalmasını sağlamak.
- dalıklamakkelimef.Dövüşen, boğuşan kişi veya hayvanları ayırmak.
- darlanmakkelimef.Dar hâle gelmek; darlaşmak.
- dartılmakkelimef.eT.Çekmek eylemi uygulanmak.
- denelemekkelimef.(Mısır, arpa buğday vb. için) tane hâline getirmek.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- dımıtmakkelimef.Bayıltmak.
- dındıklamakkelimef.Bir şeyi gereğinden çok incelemek.
- diplemekkelimef.Bir şeyi, bir sıvı veya kap, kuyu gibi şeylerin dibine kadar indirmek; .
- dizlemekkelimef.eT.Diziyle bastırmak; diziyle ezmek.
- döletmekkelimef.eT.Yoluna koymak; düzeltmek.
- döllemekkelimef.Erkek üreme hücresini dişi üreme hücresi ile birleştirmek; ilkah etmek.
- dörmekkelimef.eT.(Domuz için) yeri burnu ile kazmak.
- düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
- eğirtmekkelimef.eT.Bağırtmak.