1. kelimeis.Ar.Lisan; dil.
  2. -batırekek.Sürerlik ya da şimdiki zaman bildiren ek. -Baban ne yapıyor? -Karnını doyurubatır.
  3. -den ötürüekHakkında.
  4. -den yanaekHakkında.
  5. -elieke.Soy sop, aile anlamı katan yapım eki; -gil. dayımeli (dayımgil)
  6. -gelenekson ekSıfatlara “az çok” anlamı katan ek. iyegelen (iyice)
  7. -iciekyap. e.bknz. ıcı
  8. -iyinekçek. e.Üçüncü teklik kişi iyelik eki; bir adın sonuna gelerek o kimsenin ailesini belirtir; -gil-in; -ler-in.
  9. -keneekzf.İken; -ken.
  10. -lıkekyap. e.İsimden isim ve sıfat yapan ek. Ayırma, sınırlama ve bir iş için saklama kavramı katarak sıfatlar türetir; liyakat ve sahip olunma anlamı katar
  11. -molekyap. e.-gil.
  12. -opoekson ekSonuna takıldıkları özlük isimlerine küçültme anlamı katar; -cağız; -ceğiz.
  13. -patırekek.Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki.
  14. -rakekyap. e.İsimden sıfat türeten ek. Karşılaştırma amacıyla nitelikçe daha az, oldukça, benzerlik, azlık, gibilik kavramları katarak sıfatlar türetir
  15. -seviekyap. e.Renklerin anlamını kısan ek; ‑imsi, ‑imtırak. al-sevi, mor-sevi.
  16. -sıranaekzf.-dığı zaman, -dıkça anlamı veren bir ek. gittik-sırana (gittikçe).
  17. (ayağını) çeke dutmakdeyimBirisine sık gidip gelmemek; sık görüşmemek.
  18. (bir şey) ağzına düşmekdeyimHaddine düşmek; yapabilmek.
  19. (bir şey) su kesilmekdeyimAşırı ölçüde sulanmak
  20. (bir şey, bir kimse vb.) yerine gomak (komak)deyim(Onun gibi) değer vermek; saygı göstermek.
  21. (bir şeye) zehni saplanmakdeyimBir konu üstünde sürekli düşünmek; aklı takılmak; zihni saplanmak.
  22. (bir şeyi) zehinden geçirmekdeyimBir an için o şeyi düşünmek; zihninden geçirmek.
  23. (bir şeyi) ziyan itmek (etmek)deyimBoşa harcamak)
  24. (bir yeri) yurt dutmak (tutmak)deyimOraya yerleşip kalmak.
  25. (bir) yol dutturmak (tutturmak)deyimKendince bir yöntem uygulamak.
  26. (birilerine) varıncaya kadardeyimHiç olmaması gereken kişiler de içinde olarak.
  27. (birine) iş etmekdeyimO kimseyi beklemediği bir durumla karşı karşıya getirerek zarara sokmak; oyun oynamak.
  28. (birine) yakınlık göstermekdeyimİlgiyle karşılamak; sevgi, saygı göstermek; ilgilenmek; alakadar olmak.
  29. (birine, bir şeye) tav olmakdeyimAldanmak; kanmak
  30. (birini) yol etmekdeyimYolcu etmek; uğurlamak.
  31. (birini) yüze durdurmakdeyimO kişinin karşılık vermesine veya saygısızlık yapmasına yol açmak.
  32. (birini) yüze getirmekdeyimOna karşı kötü davranarak baş kaldırmasına sebep olmak.
  33. (birini) yüze peçe yapmakdeyimYapılacak görüşmeden, olumlu bir sonuç almak amacıyla görüşme yapılacak kişinin sevdiği birini yanında götürmek.
  34. (birinin) ağzını bağlatmakdeyimBüyületmek.
  35. (birinin) başını örtmekdeyim(Bir kadını) kendisine eş olarak kabul etmek.
  36. (birinin) belinden inmekdeyimO erkeğin dölü olmak.
  37. (birinin) postunu yere sermekdeyimÖldürürcesine dövmek.
  38. (birinin) sumatını sümürmekdeyimBir kimsenin sofrasındaki bütün yiyecekleri yiyip bitirmek.
  39. (birinin) suyunnan ahmah (suyuyla akmak)deyimO kişinin istediği gibi davranmak; suyunca gitmek.
  40. (birinin) şerbetine uğramakdeyimO kişiden zarar görmek.
  41. (birinin) tırnağını uzatmamakdeyimO kişinin iyi olmasını, yükselmesini istememek veya buna engel olmak.
  42. (birinin) türküsünü çağırmakdeyimO kimsenin yanında yer almak; onun hoşuna gidecek davranışlarda bulunmak; dalkavukluk yapmak.
  43. (birinin) yuvasını yapmakdeyimteklfz. Birine hak ettiğinin en ağırı olan cezayı veya cevabı vermek, hakkından gelmek.
  44. (birinin) yüzünü gızartmak (kızartmak)deyimO kişiyi, utandırmak.
  45. (biriyle) gırgır geçmekdeyimAlay etmek; dalga geçmek.
  46. (gözüne) kıfır akadeyim“Gözün kör olsun” anlamında bir ilenç sözü.
  47. {ağız} kuman elmasıdeyimBir tür ekşimsi elma.
  48. {ağız} malç olmakdeyimEzilmek.
  49. {ağız} musturluk etmekdeyimBilmezlikten gelmek.
  50. {ağız} patlah gözlüdeyim(Kişi için) göz kapakları şişkin ve gözleri dışarı fırlamış gibi olan.