- bağırtlakkelimesf.Geveze; yaygaracı; çok bağıran; gürültücü.
- ballıkelimesf.İçinde bal bulunan.
- bastıbacakkelimesf.Bacakları kısa ve çarpık olan; kısa boylu.
- beyazkelimesf.Ar.Gün ışığının tayfındaki bütün renklerin karışımı ile meydana gelmiş ve örneği süt ile karda görülen renk; ak.
- bozukkelimesf.Bozulmuş olan; kırık; yıkık.
- bulaşıkkelimesf.İstenmeyen herhangi bir nesneye bulaşmış olan.
- çığırtkankelimesf.Çok bağırıp çağıran.
- çıplakkelimesf.Giyinik olmayan; üstünde hiçbir giyecek bulunmayan; soyunuk.
- dağlıkelimesf.Dağlık bölge halkından olan.
- dişlikelimesf.Dişleri olan.
- dönükkelimesf.Yüzü veya bir tarafı dönmüş hâlde olan; tersine çevrilmiş.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- eğrikelimesf.Doğru ve düzgün olmayan.
- ellikelimesf.Eli olan; el sahibi.
- ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
- gevezekelimesf.Far.Çok konuşmayı seven; yerli yersiz konuşan; çenesi düşük; lafazan; laf ebesi.
- göynükkelimesf.eT.Yanık; az yanmış; kızarmış.
- içlikelimesf.(Kabuklu yemiş, taneli bitkiler için) içi dolu; tanelenmiş; iç bağlamış; yenilecek duruma gelmiş.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kavlakkelimesf.Kabuğu dökülmüş; kabuğu soyulmuş.
- kavrukkelimesf.Kavrulmuş olan.
- kaypakkelimesf.Kaygan; kayağan.
- kırıcıkelimesf.Kırmak eylemini yapan; kıran.
- kısırkelimesf.(İnsan ve hayvan için) üreme yeteneği kalmamış; döl vermeyen.
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kopukkelimesf.Bağlı bulunduğu, ilişik olduğu yerden ayrılmış, kopmuş olan.
- koyukelimesf.eT.Kalın; sık.
- kurukelimesf.İçinde suyu ve nemi bulunmayan; ıslanmamış.
- küflükelimesf.Küfü olan; üzerinde veya içinde küf bulunan.
- melezkelimeis.Ar.(Hayvan için) aynı tür içinde iki ayrı soydan olan ana ve babadan üremiş olan; heterozigot döl; hibrit; kırma; azma; metis.
- ölükelimesf.(Canlı varlık veya organ için) yaşamı sona ermiş olan; ölmüş olan; cansız.
- parlakkelimesf.Güçlü bir ışık veren; parlayan; ışıldayan.
- sıcakkelimesf.Sıcaklığı, vücut sıcaklığına göre biraz fazla olan.
- sivrikelimesf.Ucu batacak şekilde keskin ve ince olan.
- sonkelimesf.Sıralamada sonuncu olan; kendisinden sonra hiçbir şey gelmeyen; en arkada bulunan; arkadan gelen; ötekilerden sonra gelen.
- sulukelimesf.Suyu olan; içinde su bulunan.
- taslakkelimesf.Henüz gereği gibi işlenmemiş; kaba; yakışıksız; kusurlu.
- taşkınkelimesf.Bulunduğu yere sığmayan; taşmış bir durumda olan; taşan.
- tatlıkelimesf.eT.Şeker tadında olan.
- tazekelimesf.Far.(Bitki için) henüz kendi öz suyunu kaybetmemiş olan; kurumamış ve pörsümemiş olan; körpe.
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- tellikelimesf.Teli olan; içinde ya da üzerinde tel bulunan; tel takılmış olan.
- tırazkelimesf.Far.Süsleyen; donatan.
- tuzlucakelimezf.Tuzu biraz fazla olan; biraz çok tuzlu.
- ufakkelimesf.eT.Alışılmıştan dana küçük boyutta olan.
- uyuşukkelimesf.(Beden ve organ için) duyarlılığını, hareket etme yeteneğini yitirmiş; uyuşmuş.
- yabanikelimesf.Far.Yabana ilişkin; ıssız yerde yaşayan.
- yağlıkelimesf.Yağ içeren.
- yanardönerkelimeb. sf.Kıpırdadıkça ışığın yansıma açılarını değiştirdiği için değişik renklerde görünen.
- yapışkankelimesf.Yapışma özelliği olan; yapışıcı.