ölü

kelimesf.

öl-üg > öl-ü

  1. 1

    (Canlı varlık veya organ için) yaşamı sona ermiş olan; ölmüş olan; cansız.

  2. 2

    (Organ için) vücudun diğer kısımları ile ilişiği kalmamış olan; organizmanın beslenme özelliğinden yararlanamayan.

  3. 3

    mecaz.Güncel olmaktan çıkmış; geçmişte kalmış veya geçmişe mal olmuş; bugün kullanılmayan.

  4. 4

    mecaz.(Kent, cadde, pazar gibi insan ilişkilerinin yoğun olduğu yerler için) canlılıktan, hareketlilikten yoksun olan; ticaret ve sanayii durmuş olan.

  5. 5

    Sıcaklığı, canlılığı olmayan; ilgi çekici hareketten yoksun; donuk.

  6. 6

    (Işık için) güçsüz; sönük.

  7. 7

    is.Cansız insan bedeni; naaş; ceset.

  8. 8

    Ölmüş olan insan.

  9. 9

    Ölmüş fakat anısı insan zihninden silinmemiş kimse ya da yakınlar.

  10. 10

    (Bir hayvan adı ile birlikte tamlanan olarak) o hayvanın cansız vücudu; leş.

  11. 11

    argo.Hileli kumar aracı.

  12. 12

    tasvf.İnsanın gerçek yeri yurdu olan Allah katına varması, orada sonsuz yaşaması.

  13. 13

    {ağız}Ormanda, kuruyup kendiliğinden devrilen ağaç.

    [DS]

  14. 14

    Kıyıya çekilen kayığı bağlamakta kullanılan yere kakılı kazık.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Bulgur, değirmende çekildikten sonra kırılmadan kalmış iri taneler.

    [DS]