- alızlamakkelimef.Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak.
- apazlamakkelimef.Avuçlamak; avcunu doldurmak; avuç dolusu almak.
- arpalamakkelimef.Arpa vermek.
- asmakkelimef.Bir nesneyi bir yere aşağı doğru sarkacak biçimde takmak, bağlamak.
- aşırmakkelimef.Bir nesneyi yüksek bir şeyin üstünden öte yana geçirmek.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- attırmakkelimef.Atmak işini bir başkasına yaptırmak; .
- ayarlamakkelimef.Bir düzeneğin veya aletin çalışma bakımından istenilen ölçüye gelmesini sağlamak.
- bastırmakkelimef.Bir şeyi, bir şeye basmak işini yaptırmak; basırmak; basmak; basurmak. Parmaklarını kanayan yarasına bastırıyordu.
- boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
- boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çalkalamakkelimef.İçinde bir nesne bulunan şeyi sarsarak karışmasını veya alt üst olmasını sağlamak.
- çalkamakkelimef.Bir şeyi sarsmak; sallamak.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- dehlemekkelimef.Hayvanı yürütmek.
- demirlemekkelimef.Demirli hâle getirmek; demirden yapılmış parçalar takmak.
- devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
- diplemekkelimef.Bir şeyi, bir sıvı veya kap, kuyu gibi şeylerin dibine kadar indirmek; .
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- düdüklemekkelimef.(Erkek için) karşı cinsle cinsel ilişkide bulunmak; ırzına geçmek.
- düzdürmekkelimef.Düzmek eylemini yaptırmak.
- düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
- eklemekkelimef.Bir şeyi ek katarak bütünlemek veya büyütmek; üstüne katmak; ulamak; ilave etmek.
- ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
- fişeklemekkelimef.Kışkırtmak.
- foslatmakkelimef.Fos sesi çıkartmak.
- gazlamakkelimef.Gaz sürmek.
- geçirmekkelimef.eT.Geçme işini yaptırmak; geçmesini sağlamak.
- giydirmekkelimef.Giyme işini yaptırmak; giymesini sağlamak.
- göçürmekkelimef.eT.Göçe yol açmak.
- götürmekkelimef.eT.Beraberinde taşımak; yüklenmek; ulaştırmak; kılavuzluk ederek gideceği yere varmasına yardımcı olmak.
- haydamakkelimef.Defetmek; kovmak.
- ırgalamakkelimef.eT.Yerinden oynatmak; iki yana hafif hafif sallamak; sarsmak.
- ıslatmakkelimef.Islak duruma getirmek.
- ikilemekkelimef.Bir şeyin sayısını ikiye çıkarmak.
- iplemekkelimef.Bir şeyin liflerini ayırmak; tiftiklemek.
- kalaylamakkelimef.Kapları dış etkilerden korumak için üzerini kalay tabakası ile kaplamak.
- kantarlamakkelimef.Kantara koyarak tartmak; kantara vurmak.
- kazıklamakkelimef.Bir yere veya bir şeye kazık çakmak.
- kazımakkelimef.Kazmak; eşmek; deşmek. [Yüknekî]
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kıvırmakkelimef.Eğrilterek bükmek.
- köklemekkelimef.(Bitki için) köküyle birlikte topraktan söküp çıkarmak.
- mıhlamakkelimef.Mıh ile tutturmak; çiviyle çakmak; çivilemek.
- okutmakkelimef.Bir metni, bir başkasının okumasını sağlamak; okuma eylemini yaptırmak.
- parlatmakkelimef.Bir yüzeyi düzgün, kaygan ve parlak duruma getirmek; parlaklık vermek; parlaklık kazandırmak.
- sağdırmakkelimef.Sağmak eylemini yaptırmak; sağmasına yol açmak.
- sağmakkelimef.Bir memeden elle veya aletle sıkmak suretiyle süt çıkarmak.
- sarmakkelimef.eT.Bir şeyi bir şeyin çevresinde dolandırmak; etrafını çevirmek.