1. oturmakkelimef.Sakinleşmek; sükûnet bulmak; durulmak.
  2. talamakkelimef.Yağma ve talan etmek; yok etmek.
  3. tapmakkelimef.Hizmet etmek.
  4. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  5. turmakkelimef.Kalmak; durmak; beklemek; mukim olmak; bulunmak.
  6. uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
  7. ulaşmakkelimef.eT.Ulaşmak; bitişmek; yapışmak.
  8. ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
  9. urmakkelimef.Vurmak; saldırmak; dövmek; çarpmak.
  10. uyanmakkelimef.eT.Uyku durumundan çıkmak.
  11. uyışmakkelimef.Pıhtılaşmak; katılaşmak.
  12. üyümekkelimef.Uyumak.
  13. uzamakkelimef.eT.Uzunluğu artmak.
  14. üzilmekkelimef.Kopmak; ayrılmak; kurtulmak; kesilmek; yüzülmek.
  15. üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
  16. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  17. yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
  18. yapışmakkelimef.eT.Yapıştırıcı bir maddenin etkisi ile bir yüzeye, oradan ayrılmayacak, kopmayacak biçimde sımsıkı bağlanmak; orada sabitleşmek; kalmak; tutunmak.
  19. yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
  20. yaradmakkelimef.Yaratmak.
  21. yaramakkelimef.Olumlu sonuç vermek; yararlı olmak; yaptığı, ele aldığı bir şeyi kolaylaştırmak. .
  22. yarışmakkelimef.Yarış etmek; at yarışı yapmak.
  23. yarmakkelimef.Yırtmak; bir şeyi keserek zorla parçalamak; birbirinden uzaklaştırmak; kırmak; parçalamak; ayırmak; bölmek.
  24. yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
  25. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  26. yazmakkelimef.Söz ya da düşünceyi özel işaret ve harflerle ifade etmek.
  27. yeldürmekkelimef.Koşuşturmak.
  28. yellenmekkelimef.Gaz çıkarmak.
  29. yellenmekkelimef.Hayaları şişmek ve sancımak.
  30. yelmekkelimef.(Kişi için) koşmak; acele ile yürümek; telaşla koşturmak; hızla gitmek; tez koşmak.
  31. yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
  32. yenmekkelimef.Bir savaşta silah gücüyle ona boyun eğdirmek; üstünlük sağlamak; savaşı kazanmak; galip gelmek; üstün gelmek; zafer kazanmak.
  33. yetmekkelimef.Bir şey başka bir şeyi karşılayabilecek ölçüde ve miktarda olmak; bir ihtiyacı karşılayacak, giderecek nitelikte ve ölçüde olmak; yeterli olmak; kâfi…
  34. yırtmakkelimef.Parçalamak.
  35. yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
  36. yonmakkelimef.Yontmak; tıraş etmek; tıraşlamak; düzeltmek.
  37. yörimekkelimef.Yürümek.
  38. yudmakkelimef.Yutmak.
  39. yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.