500+ madde
- bitmekkelimef.eT.(Para, yiyecek vb. için) hiç kalmamak; tükenmek.
- blokkelimeis.Holl.Ağır ve büyük yığın.
- bocalamakkelimef.(Gemi için) rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek.
- böcekkelimeis.eT.Trake solunumu yapan, başı göğsünden ayrı, her bir parçası birbirine eklemle bağlanan ve birer çift bacak bulunan üç boğum gövdeli, omurgasız küçük…
- böceklenmekkelimef.İçinde veya üstünde böcek üremiş olmak; bitlenmek.
- boğazkelimeis.Boynun ön kısmında hava borusunun geçtiği hassas ve korumasız yer; gırtlak; ümük.
- boğazlamakkelimef.Bir canlıyı boğazını kesmek suretiyle öldürmek.
- boğazlıkelimesf.(Nesne için) boğazı olan.
- boğazsızkelimesf.(Nesne için) boğazı olmayan.
- boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
- boğucukelimesf.Boğma özelliği bulunan.
- böğürmekkelimef.(Öküz, deve vb. hayvanlar için) bağırmak.
- boğuşmakkelimef.Birbirinin boğazına sarılarak kavga etmek.
- boklukkelimeis.kabaPislik.
- bölmekkelimef.Bir bütünü iki ve daha çok parçalara ayırmak; taksim etmek.
- bölücükelimesf.Bölme işini yapan; bölen.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- borçkelimeis.Birine verilmesi, ödenmesi gerekli olan para veya maddî değeri olan şey; ariyet; ikraz; karz; kredi; ödünç; takıntı; takanak.
- borçlanmakkelimef.Borç almak; kredi almak; veresiye almak.
- borçlukelimesf.Borcu olan; borç almış, borca girmiş bulunan.
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- boşalmakelimeis.Boşalmak eylemi ve durumu; inhilal; deşarj.
- boşalmakkelimef.Boş duruma gelmek.
- boşaltmakkelimef.Bir şeyi boş duruma getirmek.
- boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
- boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
- boşluklukelimesf.Boşluğu olan.
- boyakelimeis.eT.Renklendirmek veya dış etkenlerden korumak amacıyla eşyanın dışına sürülen veya içine katılan renkli madde.
- boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
- boynuzlamakkelimef.(Hayvan için) boynuzu ile vurmak; süsmek.
- boynuzlanmakkelimef.Boynuz darbesine maruz kalmak; boynuz yarası almak.
- boynuzlukelimesf.Boynuzu bulunan (hayvan).
- boysuzkelimesf.Boyu benzerlerine göre daha kısa olan.
- boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
- boyutkelimeis.Bir cismin herhangi bir yöndeki uzanımı; buut, (1937).
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- bozukkelimesf.Bozulmuş olan; kırık; yıkık.
- bozulmakkelimef.Biri tarafından bozma eylemi yapılmak.
- bukelimeis.Far.Koku.
- bübükelimeis.Ar.Gözbebeği.
- bücürkelimesf.Ufak tefek, kısa boylu; bodur.
- budalakelimesf.Ar.Zekâca geri; aptal.
- budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
- buğulukelimesf.Üzerinde buğu bulunan; buğulanmış.
- buhranlıkelimesf.Buhran belirtileri gösteren.
- bukalemunkelimeis.Yun.Bukalemungillerden, renk değiştirmesiyle ünlü, 25-30 cm. boyunda bir tür kertenkele; kaya keleri, (Chamaeleo chamaeleon).
- bukamekelimeis.Ar.Yün döküntüsü; yün kırıntısı.
- bulamaçkelimeis.Sulu ve akışkan hamur.
- bulandırmakkelimef.Bir sıvının içine bir şey koyarak bulanmasını sağlamak.