1. bulaşıkkelimesf.İstenmeyen herhangi bir nesneye bulaşmış olan.
  2. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  3. burulmakkelimef.Ekseni etrafında döndürülmek; çevrilmek; bükülmek.
  4. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  5. burunlukelimesf.Herhangi bir şekilde burnu olan (şey).
  6. bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
  7. çağşırlı tavukdeyimPaçaları tüylü tavuk.
  8. cambazkelimesf.Far.Canıyla oynayan.
  9. çamurlaşmakkelimef.Çamur durumuna gelmek.
  10. çapkelimeis.Cisimlerin genişliği; kutur.
  11. çapıtlıkelimesf.Üzerinde, içinde çapıt bulunan.
  12. çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
  13. çarkıfelekkelimeis.Far.Döne döne yanan havai fişek.
  14. çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
  15. çaylakkelimeis.Uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlıları avlayan tavuk büyüklüğünde yırtıcılardan bir kuş; kocalak, (Milvus migrans).
  16. çekişmekkelimef.Bir şeyi uçlarından tutarak karşılıklı çekmek.
  17. çelmekelimeis.Çelmek işi.
  18. cenderekelimeis.Far.Baskı; sıkma; sıkıştırma; tazyik.
  19. çengekelimeis.Köşe; çıkıntı.
  20. çiçekkelimeis.eT.Üstün yapılı, tohumlu bitkilerin bir kılıfla çevrili üreme organlarını taşıyan, parlak renkli, güzel ve gösterişli, hoş kokulu bölümü.
  21. cidavkelimeis.Moğ.At ve eşeklerde görülen derin yara; çıban.
  22. cifekelimeis.Ar.Leş.
  23. ciğerkelimeis.Far.Karnın sağ üst kısmına yerleşmiş bulunan, kan depolanması, mikroplardan süzülmesi, safra salgılanması, şeker ve şeker türleri ile yağ ve proteinlerin…
  24. çığırtkankelimesf.Çok bağırıp çağıran.
  25. çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
  26. çıkıkelimeis.eT.Çıkın; küçük bohça; .
  27. çıkılamakkelimef.Bir şeyi çıkın yapmak; çıkın içine koymak.
  28. çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
  29. cıngılkelimeis.Asma kütüğünden üzüm salkımları elle eklem yerinden koparıldıktan sonra o eklem yerine bitişik küçük bir sap üzerinde kalan birkaç taneli üzüm…
  30. cıngıllıkelimesf.Süslü.
  31. çintikkelimeis.Kesici bir araçla açılmış küçük gedik; oyuk.
  32. çıplakkelimesf.Giyinik olmayan; üstünde hiçbir giyecek bulunmayan; soyunuk.
  33. çırak çıkarmakdeyimBeklenenden az bir kazançla ortaklıktan ayrılmasını sağlamak.
  34. çırçırkelimeis.Pamuk liflerini çekirdeğinden ayırmaya; keten, kenevir gibi kabuğu elyaflı bitkilerin liflerini çıkarmaya yarayan makine; çırçır makinesi.
  35. çırıkkelimesf.Yırtık; yarık.
  36. cırıkkelimeis.Serçeye benzer bir kuş.
  37. çırpıkelimeis.Ağaç veya asmanın dal ve budak kırıntısı.
  38. cırtcırtkelimesf.Cıvık; gevşek.
  39. citikelimesf.Çağ.Sivri ve keskin.
  40. çıtlatmakkelimef.Çıtlamasını sağlamak; çıt sesi çıkartmak.
  41. çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
  42. cıvımakkelimef.Yumuşak hâle gelmek; cıvık olmak; sulanmak.
  43. çıyankelimeis.eT.Çokayaklılardan sıcak yerlerde yaşayan, yirmi bir çift eklem bacağı olan, sarımsı esmer renkli, zehirli bir böcek, (Scolopedra).
  44. çizgikelimeis.Yalnızca uzunluğu ölçülebilen ve çizilerek meydana getirilmiş, kesintisiz iz; hat.
  45. cızırdamakkelimef.Sürekli bir “cız” sesi çıkarmak; cızırtı yapmak.
  46. çöğelmekkelimeOtururken bir şeye dikkatlice bakmak için doğrulmak; kafasını kaldırıp bakmak.
  47. combultuya düşmekdeyimBirdenbire bir olayın içine girmek; kendini olayların içinde buluvermek.
  48. çömçükelimeis.Çağ.Toprak su kabı.
  49. çöplükkelimeis.Çöplerin, süprüntülerin atıldığı, döküldüğü veya biriktirildiği yer.
  50. çöpürlenmekkelimef.Kirlenmek.