500+ madde
- bulaşıkkelimesf.İstenmeyen herhangi bir nesneye bulaşmış olan.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- burulmakkelimef.Ekseni etrafında döndürülmek; çevrilmek; bükülmek.
- burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
- burunlukelimesf.Herhangi bir şekilde burnu olan (şey).
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- çağşırlı tavukdeyimPaçaları tüylü tavuk.
- cambazkelimesf.Far.Canıyla oynayan.
- çamurlaşmakkelimef.Çamur durumuna gelmek.
- çapkelimeis.Cisimlerin genişliği; kutur.
- çapıtlıkelimesf.Üzerinde, içinde çapıt bulunan.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarkıfelekkelimeis.Far.Döne döne yanan havai fişek.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çaylakkelimeis.Uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlıları avlayan tavuk büyüklüğünde yırtıcılardan bir kuş; kocalak, (Milvus migrans).
- çekişmekkelimef.Bir şeyi uçlarından tutarak karşılıklı çekmek.
- çelmekelimeis.Çelmek işi.
- cenderekelimeis.Far.Baskı; sıkma; sıkıştırma; tazyik.
- çengekelimeis.Köşe; çıkıntı.
- çiçekkelimeis.eT.Üstün yapılı, tohumlu bitkilerin bir kılıfla çevrili üreme organlarını taşıyan, parlak renkli, güzel ve gösterişli, hoş kokulu bölümü.
- cidavkelimeis.Moğ.At ve eşeklerde görülen derin yara; çıban.
- cifekelimeis.Ar.Leş.
- ciğerkelimeis.Far.Karnın sağ üst kısmına yerleşmiş bulunan, kan depolanması, mikroplardan süzülmesi, safra salgılanması, şeker ve şeker türleri ile yağ ve proteinlerin…
- çığırtkankelimesf.Çok bağırıp çağıran.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- çıkıkelimeis.eT.Çıkın; küçük bohça; .
- çıkılamakkelimef.Bir şeyi çıkın yapmak; çıkın içine koymak.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- cıngılkelimeis.Asma kütüğünden üzüm salkımları elle eklem yerinden koparıldıktan sonra o eklem yerine bitişik küçük bir sap üzerinde kalan birkaç taneli üzüm…
- cıngıllıkelimesf.Süslü.
- çintikkelimeis.Kesici bir araçla açılmış küçük gedik; oyuk.
- çıplakkelimesf.Giyinik olmayan; üstünde hiçbir giyecek bulunmayan; soyunuk.
- çırak çıkarmakdeyimBeklenenden az bir kazançla ortaklıktan ayrılmasını sağlamak.
- çırçırkelimeis.Pamuk liflerini çekirdeğinden ayırmaya; keten, kenevir gibi kabuğu elyaflı bitkilerin liflerini çıkarmaya yarayan makine; çırçır makinesi.
- çırıkkelimesf.Yırtık; yarık.
- cırıkkelimeis.Serçeye benzer bir kuş.
- çırpıkelimeis.Ağaç veya asmanın dal ve budak kırıntısı.
- cırtcırtkelimesf.Cıvık; gevşek.
- citikelimesf.Çağ.Sivri ve keskin.
- çıtlatmakkelimef.Çıtlamasını sağlamak; çıt sesi çıkartmak.
- çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
- cıvımakkelimef.Yumuşak hâle gelmek; cıvık olmak; sulanmak.
- çıyankelimeis.eT.Çokayaklılardan sıcak yerlerde yaşayan, yirmi bir çift eklem bacağı olan, sarımsı esmer renkli, zehirli bir böcek, (Scolopedra).
- çizgikelimeis.Yalnızca uzunluğu ölçülebilen ve çizilerek meydana getirilmiş, kesintisiz iz; hat.
- cızırdamakkelimef.Sürekli bir “cız” sesi çıkarmak; cızırtı yapmak.
- çöğelmekkelimeOtururken bir şeye dikkatlice bakmak için doğrulmak; kafasını kaldırıp bakmak.
- combultuya düşmekdeyimBirdenbire bir olayın içine girmek; kendini olayların içinde buluvermek.
- çömçükelimeis.Çağ.Toprak su kabı.
- çöplükkelimeis.Çöplerin, süprüntülerin atıldığı, döküldüğü veya biriktirildiği yer.
- çöpürlenmekkelimef.Kirlenmek.