- arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- atanmakkelimef.eT.Yetkili kişi adına hareket etmek üzere bir işte görevlendirilmek; tevkil kılınmak.
- azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- birerkelimesf.eT.Bölüştürülen şeylerden bölüşenlerin her birine bir tane düşecek biçimde.
- birikmekkelimef.eT.Birleşmek; bir olmak. [Yüknekî]
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- bütünkelimesf.eT.Eksiksiz; tam. [Yüknekî]
- ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
- işkelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- karşıkelimeis.eT.Bir kimsenin görüş ve hareketlerine zıt tutum ve davranış; zıt; aksi; muhalif; muarız.
- katkelimeis.eT.Üst üste konulmuş bulunan nesnelerin her bir parçası; tabaka.
- kınamakkelimef.eT.Cezalandırmak.
- kimkelimezm.eT..İnsanlar için kullanılan soru ve belirsizlik zamiri. [Yüknekî]
- kipkelimeis.eT.Kalıp; benzer; öğür; örnek, (1935’te yeniden).
- kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
- kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
- nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
- savkelimeis.eT.Söz; lakırdı.
- sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
- uçkelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
- uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
- üçkelimesf.eT.İkiden bir fazla, dörtten bir eksik olan.
- yakınkelimesf.eT.Az bir uzaklıkla ayrılmış bulunan; uzak olmayan.