113 madde
- akurkelimeis.eT.Yamaçlara yapılan düz ve yan yol.
- anakelimeis.eT.Çocuğu olan kadın; anne.
- anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
- angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
- aralıkkelimeis.eT.İki nesne arasındaki açıklık; ara; mesafe; .
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
- aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- bağdaşkelimeis.eT.Ayaklarını karşılıklı uyluklarının altına alarak bir çeşit yere oturma biçimi; bağda, bağdaç, bardaç.
- balakelimeis.eT.Kuş yavrusu; palaz; yavru; .
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- bitevkelimezf.eT.Tamamen; hepsi; tümden.
- boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- bumuzkelimeis.eT.Üzüntü; keder.
- buncağızkelimeis.eT.“Bu zavallıcık” anlamında acıma duygusu ifade eder.
- ciynakkelimeis.eT.Tırnak; pençe.
- çakmakkelimeis.eT.Ateş elde etmeye yarar küçük mekanik, manyetik ya da elektrik tutuşturmalı alet.
- çıtırkelimesf.eT.Çamaşır kili.
- çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- çoturkelimesf.eT.Çamaşır kili.
- çovaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- dankelimeis.eT.Hayret; şaşma; taaccüp.
- dazkelimeis.eT.Saçların dökülmesine yol açan hastalık; kellik.
- denkkelimeis.eT.Yük hayvanlarının iki tarafına yükletilen yükün her biri; içi dolu çuval.
- depükkelimeis.eT.Tekme; tepik.
- dığakelimeis.eT.Yaşını küçük gösteren beş altı yaşındaki sığır.
- dığrakkelimeis.eT.Erken olgunlaşan, sarı renkli, kısa saplı bir buğday türü.
- dibkelimeis.eT.Dip.
- dibelikelimezf.eT.Örnek olarak; örneği.
- dikmekelimeis.eT.Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
- dinkelimeis.eT.Bir nesnenin en yüksek ve sivri noktası.
- divlekkelimeis.eT.Kalın kabuklu bir tür kavun.
- diynekkelimeis.eT.Tatil; dinlenme.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- doğacakelimeis.eT.At, eşek gibi hayvanların soğuktan ya da çok terli iken su içmekten dolayı yakalandıkları hastalık.
- dolmakelimeis.eT.Dolu hâle gelme eylemi.
- donkelimeis.eT.Hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi ile doğada bulunan suyun ve su bulunduran cisimlerin buz tutması; buz.
- doncakkelimezf.eT.Üzerinde yalnızca iç çamaşırı kalmış olarak.
- dumankelimeis.eT.Yanan cisimlerden çıkan, içinde çok küçük katı zerrecikler bulunan ve bu yüzden saydamlığını kaybeden gaz ve toz karışımı.
- düdenkelimeis.eT.Değişik boyuttaki çöküntü tabanında yer üstü suların kaybolduğu çukurluklar.
- düğdükelimeis.eT.Keser, balta gibi araçların kazık veya çivi çakmaya yarar düz yüzeyli topuz kısmı.
- düğlekkelimeis.eT.Kavun.
- ebekelimeis.eT.Doğum yaptıran kadın.
- ektikelimeis.eT.Anası öldüğü için başka bir koyuna alıştırılan veya elde beslenen kuzu.
- elkelimeis.eT.Kolun bilekten itibaren parmak uçlarına kadar olan ve tutmaya, iş yapmaya, dokunmaya uygun bölümü.
- emkelimeis.eT.İlaç; merhem; tedavi vasıtası.
- erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]