1. akurkelimeis.eT.Yamaçlara yapılan düz ve yan yol.
  2. anakelimeis.eT.Çocuğu olan kadın; anne.
  3. anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
  4. angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
  5. aralıkkelimeis.eT.İki nesne arasındaki açıklık; ara; mesafe; .
  6. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  7. ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
  8. aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
  9. ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
  10. bağdaşkelimeis.eT.Ayaklarını karşılıklı uyluklarının altına alarak bir çeşit yere oturma biçimi; bağda, bağdaç, bardaç.
  11. balakelimeis.eT.Kuş yavrusu; palaz; yavru; .
  12. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  13. bitevkelimezf.eT.Tamamen; hepsi; tümden.
  14. boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
  15. borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
  16. bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
  17. bumuzkelimeis.eT.Üzüntü; keder.
  18. buncağızkelimeis.eT.“Bu zavallıcık” anlamında acıma duygusu ifade eder.
  19. ciynakkelimeis.eT.Tırnak; pençe.
  20. çakmakkelimeis.eT.Ateş elde etmeye yarar küçük mekanik, manyetik ya da elektrik tutuşturmalı alet.
  21. çıtırkelimesf.eT.Çamaşır kili.
  22. çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
  23. çoturkelimesf.eT.Çamaşır kili.
  24. çovaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
  25. dankelimeis.eT.Hayret; şaşma; taaccüp.
  26. dazkelimeis.eT.Saçların dökülmesine yol açan hastalık; kellik.
  27. denkkelimeis.eT.Yük hayvanlarının iki tarafına yükletilen yükün her biri; içi dolu çuval.
  28. depükkelimeis.eT.Tekme; tepik.
  29. dığakelimeis.eT.Yaşını küçük gösteren beş altı yaşındaki sığır.
  30. dığrakkelimeis.eT.Erken olgunlaşan, sarı renkli, kısa saplı bir buğday türü.
  31. dibkelimeis.eT.Dip.
  32. dibelikelimezf.eT.Örnek olarak; örneği.
  33. dikmekelimeis.eT.Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
  34. dinkelimeis.eT.Bir nesnenin en yüksek ve sivri noktası.
  35. divlekkelimeis.eT.Kalın kabuklu bir tür kavun.
  36. diynekkelimeis.eT.Tatil; dinlenme.
  37. dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
  38. doğacakelimeis.eT.At, eşek gibi hayvanların soğuktan ya da çok terli iken su içmekten dolayı yakalandıkları hastalık.
  39. dolmakelimeis.eT.Dolu hâle gelme eylemi.
  40. donkelimeis.eT.Hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi ile doğada bulunan suyun ve su bulunduran cisimlerin buz tutması; buz.
  41. doncakkelimezf.eT.Üzerinde yalnızca iç çamaşırı kalmış olarak.
  42. dumankelimeis.eT.Yanan cisimlerden çıkan, içinde çok küçük katı zerrecikler bulunan ve bu yüzden saydamlığını kaybeden gaz ve toz karışımı.
  43. düdenkelimeis.eT.Değişik boyuttaki çöküntü tabanında yer üstü suların kaybolduğu çukurluklar.
  44. düğdükelimeis.eT.Keser, balta gibi araçların kazık veya çivi çakmaya yarar düz yüzeyli topuz kısmı.
  45. düğlekkelimeis.eT.Kavun.
  46. ebekelimeis.eT.Doğum yaptıran kadın.
  47. ektikelimeis.eT.Anası öldüğü için başka bir koyuna alıştırılan veya elde beslenen kuzu.
  48. elkelimeis.eT.Kolun bilekten itibaren parmak uçlarına kadar olan ve tutmaya, iş yapmaya, dokunmaya uygun bölümü.
  49. emkelimeis.eT.İlaç; merhem; tedavi vasıtası.
  50. erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]