489 madde
- abıkkelimesf.eT.Bozuk.
- açkelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
- acıkelimesf.eT.Bir yiyeceğin veya bir maddenin dilde bıraktığı yakıcı, kavurucu tat.
- açıkelimesf.eT.Acı; acı olan; ekşi.
- açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
- acıklıkelimesf.eT.Acıma duygusu uyandıran; acı verecek nitelikte.
- acılıkelimesf.eT.(Yiyecek maddesi için) içine acı katılmış. «Acılı Adana köftesi.»
- adsızkelimesf.eT.Adı konulmamış olan (kimse).
- ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
- akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
- aksakkelimesf.eT.Bacağında bulunan hafif bir özürden dolayı hafifçe topallayan; aksayan; seken; topal.
- alkelimesf.eT.Alev rengi parlak kırmızı.
- alakelimesf.eT.Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.
- alçakkelimesf.eT.Yüksek olmayan; yerden yüksekliği az olan; aşağıda olan.
- alıkkelimesf.eT.Anlama ve sezme gücü yetersiz; aptal; avanak; bön; budala; ebleh; saf; salak; sersem.
- altıncıkelimesf.eT.Sıralama yapıldığında yeri altı sırasında olan.
- anarıkelimesf.eT.Çabuk; tez.
- angoşkelimesf.eT.Ahmak; sersem.
- arasızkelimesf.eT.Arasız; aracısız; doğrudan.
- ardıncıkelimesf.eT.İkinci.
- argınkelimesf.eT.Gücü tükenmiş, yorulmuş; yorgun; bitkin; bitap; zayıf.
- arhunkelimesf.eT.bknz. arkun
- arıkelimesf.eT.Temiz; pak; arık.
- arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
- arkunkelimesf.eT.Yavaş; ağır; sakin; aheste.
- artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
- arusuzkelimesf.eT.Temiz olmayan; kirli; pis; murdar.
- asıkelimesf.eT.İri; gösterişli; gelişmiş; büyük.
- asıcılkelimesf.eT.Her işte kendine menfaat sağlamaya çalışan; çıkarcı.
- aşnıkelimesf.eT.Geçmiş dönemden kalan; arkaik.
- atlukelimesf.eT.Atlı.
- aydaşkelimesf.eT.Zayıf; cılız.
- aydeşkelimesf.eT.İğdiş.
- ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
- azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
- azgunkelimesf.eT.Doğru yoldan ayrılmış; baştan çıkmış; sapkın; sapık.
- azıglıgkelimesf.eT.Azılı; korkunç; azı dişi belirmiş olan.
- azılukelimesf.eT.Taşkın; çılgın.
- bağlıkelimesf.eT.Bağlanmış olan.
- bağlukelimesf.eT.Kapalı.
- baldırkelimesf.eT.Çağı başında yapılan; dönem başında olan.
- balıkçılkelimesf.eT.Balıkla beslenen.
- basıkkelimesf.eT.Basılmış; basılı olan.
- başlıkelimesf.eT.Yaralı; yarası olan.
- baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
- bayıkkelimesf.eT.(Söz için) doğru; gerçek.
- belüsüzkelimesf.eT.Belirsiz; meçhul.
- berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]
- beşincikelimesf.eT.Sıralamadaki yeri beş olan.
- bıdıkkelimesf.eT.(İnsan için) kısa boylu ve tıknaz; şişman ve yuvarlak yüzlü.