1. abıkkelimesf.eT.Bozuk.
  2. kelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
  3. acıkelimesf.eT.Bir yiyeceğin veya bir maddenin dilde bıraktığı yakıcı, kavurucu tat.
  4. açıkelimesf.eT.Acı; acı olan; ekşi.
  5. açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
  6. acıklıkelimesf.eT.Acıma duygusu uyandıran; acı verecek nitelikte.
  7. acılıkelimesf.eT.(Yiyecek maddesi için) içine acı katılmış. «Acılı Adana köftesi.»
  8. adsızkelimesf.eT.Adı konulmamış olan (kimse).
  9. ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
  10. akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
  11. aksakkelimesf.eT.Bacağında bulunan hafif bir özürden dolayı hafifçe topallayan; aksayan; seken; topal.
  12. alkelimesf.eT.Alev rengi parlak kırmızı.
  13. alakelimesf.eT.Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.
  14. alçakkelimesf.eT.Yüksek olmayan; yerden yüksekliği az olan; aşağıda olan.
  15. alıkkelimesf.eT.Anlama ve sezme gücü yetersiz; aptal; avanak; bön; budala; ebleh; saf; salak; sersem.
  16. altıncıkelimesf.eT.Sıralama yapıldığında yeri altı sırasında olan.
  17. anarıkelimesf.eT.Çabuk; tez.
  18. angoşkelimesf.eT.Ahmak; sersem.
  19. arasızkelimesf.eT.Arasız; aracısız; doğrudan.
  20. ardıncıkelimesf.eT.İkinci.
  21. argınkelimesf.eT.Gücü tükenmiş, yorulmuş; yorgun; bitkin; bitap; zayıf.
  22. arhunkelimesf.eT.bknz. arkun
  23. arıkelimesf.eT.Temiz; pak; arık.
  24. arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
  25. arkunkelimesf.eT.Yavaş; ağır; sakin; aheste.
  26. artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
  27. arusuzkelimesf.eT.Temiz olmayan; kirli; pis; murdar.
  28. asıkelimesf.eT.İri; gösterişli; gelişmiş; büyük.
  29. asıcılkelimesf.eT.Her işte kendine menfaat sağlamaya çalışan; çıkarcı.
  30. aşnıkelimesf.eT.Geçmiş dönemden kalan; arkaik.
  31. atlukelimesf.eT.Atlı.
  32. aydaşkelimesf.eT.Zayıf; cılız.
  33. aydeşkelimesf.eT.İğdiş.
  34. ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
  35. azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
  36. azgunkelimesf.eT.Doğru yoldan ayrılmış; baştan çıkmış; sapkın; sapık.
  37. azıglıgkelimesf.eT.Azılı; korkunç; azı dişi belirmiş olan.
  38. azılukelimesf.eT.Taşkın; çılgın.
  39. bağlıkelimesf.eT.Bağlanmış olan.
  40. bağlukelimesf.eT.Kapalı.
  41. baldırkelimesf.eT.Çağı başında yapılan; dönem başında olan.
  42. balıkçılkelimesf.eT.Balıkla beslenen.
  43. basıkkelimesf.eT.Basılmış; basılı olan.
  44. başlıkelimesf.eT.Yaralı; yarası olan.
  45. baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
  46. bayıkkelimesf.eT.(Söz için) doğru; gerçek.
  47. belüsüzkelimesf.eT.Belirsiz; meçhul.
  48. berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]
  49. beşincikelimesf.eT.Sıralamadaki yeri beş olan.
  50. bıdıkkelimesf.eT.(İnsan için) kısa boylu ve tıknaz; şişman ve yuvarlak yüzlü.