açık
kelimesf.-ğıKöken
eT.aç-uḳ > aç-ık
آچيق
Anlamlar
- 1
Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
- 2
Herhangi bir kuşkuya, tartışmaya meydan vermeyecek şekilde belirgin ve kesin olan; belirli; aşikâr; görünür.
- 3
mec. Kolay anlaşılabilir olan; sarih; sade; vazıh.
- 4
Çalışmalarını sürdürebilir durumda olmak.
- 5
Görevlendirilmiş sorumlusu bulunmayan makam; münhal; boş.
- 6
Düz ve engebesiz arazi.
- 7
Gizli, saklı bir düşünce ve planları bulunmayan.
- 8
Ön yargı beslemeden yenilikleri ve olumlu değişiklikleri kabullenebilir olan; benimsemeğe, anlamaya yatkın.
- 9
(Toplantı veya görüşme için) girilmesi, geçilmesi serbest; herkesin katılabileceği, izleyebileceği.
- 10
(Yer vb. için) rahatça girilip çıkılabilir; engelsiz; geçişe uygun.
- 11
Görenlerin cinsel açıdan tahrik olmasına sebep olacak ve utanma duygusunu yaralayacak şekilde cinselliği işleyen; erotik; pornografik; müstehcen.
- 12
Renk bakımından koyu olmayan.
- 13
(Gökyüzü, hava için) güneşli ve bulutsuz.
- 14
(Elbise için) vücudu yeteri kadar örtmeyen; çıplak; üryan; dekolte.
- 15
(Yara için) iyileşip kapanmayan, akıntısı veya kanaması bulunan.
- 16
(Yüzey, alan için) oldurulmamış; boş.
- 17
Bitişik veya yakın durumda bulunmayan; aralıklı ve genişçe; seyrek.
- 18
Rüzgâr veya fırtınaya karşı bir engeli bulunmayan.
- 19
İşten çıkarılmış.
- 20
Korunaksız olan, muhafazası bulunmayan, ambalajsız.
- 21
(Yer için) üstü kapalı, örtülü olmayan; çatısız.
- 22
İçinde gizli bir maksat bulunmayan, samimi.
- 23
Uçsuz bucaksız, engin.
- 24
İç açıcı, ferah, neşeli, mutlu.
- 25
Duyurulmuş, bildirilmiş ve ilan edilmiş olan.
- 26
(Radyo ve televizyon için) sesi çok yüksek.
- 27
{eAT}Serbest; laubali.
- 28
{ağız}] Uzak; ırak.
[DS]
- 29
{ağız}Kızlığı bozulmuş.
[DS]
- 30
is.Denizin kıyıdan oldukça uzak yeri.
- 31
Muhasebe kayıtlarına göre sorumlusunun elinde bulunmayan para veya mal.
- 32
{ağız}Kahve cezvesi.
[DS]
- 33
Kusur, suç, zaaf.
- 34
{ağız}Orman içindeki ağaçsız, çıplak yer.
[DS]
- 35
zf.Ortada, meydanda, aleni.