- boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
- iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
- ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
- işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
- kalkmakkelimef.eT.Yükselmek; sıçramak; şaha kalkmak; doğrulmak; dik duruma gelmek.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kınamakkelimef.eT.Cezalandırmak.
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
- kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
- kopmakkelimef.eT.(Tel, ip, halat vb. için) üzerine uygulanan çekme kuvveti dolayısıyla iki parçaya ayrılmak.
- korumakkelimef.eT.Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye…
- sınamakkelimef.eT.(Kişi veya mal için) herhangi bir ihtiyacı karşılayıp karşılayamayacağını ölçmek için denemeden geçirmek.
- sızmakkelimef.eT.(sı:zmak) Erimek; eriyip akmak.
- sormakkelimef.eT.Bir kimseye soru yönelterek ondan gerekli bilgiyi almak; sual etmek; cevap istemek.
- sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- tükenmekkelimef.eT.Kalmamak; tümüyle bitmek; sona ermek; hiç kalmamak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- ulaşmakkelimef.eT.Ulaşmak; bitişmek; yapışmak.
- ummakkelimef.eT.Olmasını istemek; beklemek; temenni etmek; özenmek; ümit etmek.
- usanmakkelimef.eT.Bir şeyin uzamasından ya da yinelenmesinden dolayı canı sıkılır olmak; bıkkınlık gelmiş olmak; katlanamaz olmak; bezmek; bıkmak.
- uzamakkelimef.eT.Uzunluğu artmak.
- yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
- yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yaraşmakkelimef.eT.Uyuşmak; anlaşmak; yakışmak; layık ve münasip olmak.
- yığmakkelimef.eT.Nesneleri bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.
- yüğürtmekkelimef.eT.Koşturmak.