1. sızmakkelimef.eT.(sı:zmak) Erimek; eriyip akmak.
  2. söbikelimesf.eT.Uzun veya sivri nesne.
  3. soğankelimeis.eT.Zambakgillerden, toprak altındaki yumru kısmı değişik renk, biçim ve irilikte, yaprakları içi boş, silindirimsi ve sivri, yemeklere çeşni vermekte…
  4. sömürmekkelimef.eT.(sö:mürmek) (Sıvı içecekler için) hızla çekerek içmek; dudaklarını yapıştırarak emmek; emercesine içmek; somurmak.
  5. sormakkelimef.eT.Bir kimseye soru yönelterek ondan gerekli bilgiyi almak; sual etmek; cevap istemek.
  6. sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
  7. süpürmekkelimef.eT.Bir şeyi süpürge ile bulunduğu ortamdan uzaklaştırmak; süpürge ile alıp atmak.
  8. sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
  9. sütkelimeis.eT.Kadınların ve dişi memeli hayvanların, yavrularını beslemek için memelerindeki bezler tarafından salgılanan fildişi renginde tatlımsı, besleyici…
  10. tağarkelimeis.eT.Çuval; torba; dağarcık; içerisine buğday ve başka şeyler konan nesne; geniş çuval; harar; dağar.
  11. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  12. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  13. taşakkelimeis.eT.kaba. Erkeklik bezi; haya; erbezi torbası.
  14. tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
  15. tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
  16. tekekelimeis.eT.Keçinin yetişkin ve damızlık erkeği.
  17. teknekelimeis.eT.Çoğunlukla hamur yoğurmakta ve mayalamakta kullanılan ağaçtan oyma büyük ve derin gereç.
  18. terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
  19. tezekkelimeis.eT.At gübresi.
  20. tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
  21. tokuşmakkelimef.eT.Kafalarını birbirine vurmak; kafa kafaya vuruşmak.
  22. tuzkelimeis.eT.Yiyeceklere tat vermek ya da onları korumak için yaygın olarak kullanılan, billursu, ufalanabilir, suda eriyen, dili yakıcı, kokusuz madde; sodyum…
  23. tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
  24. kelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
  25. üçkelimesf.eT.İkiden bir fazla, dörtten bir eksik olan.
  26. uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
  27. uğraşmakkelimef.eT.Karşılaşmak; rast gelmek; rastlamak; kavuşmak.
  28. ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
  29. ulaşmakkelimef.eT.Ulaşmak; bitişmek; yapışmak.
  30. ummakkelimef.eT.Olmasını istemek; beklemek; temenni etmek; özenmek; ümit etmek.
  31. ümükkelimeis.eT.Yeni doğmuş bebeklerde alnın yukarı tarafında, baş kemiklerinin birleştiği yumuşak olan yer; bıngıldak; imik.
  32. unkelimeis.eT.Buğday ve diğer tahıl tanelerinin öğütülmesinden oluşan toz hâlindeki besin maddesi.
  33. unutmakkelimef.eT.Hatırlayamamak; bilmiyor olmak; aklında kalmamak; hatırdan çıkarmak. .
  34. ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
  35. ürpermekkelimef.eT.(Tüyler için) kabarmak; dikleşmek.
  36. utanmakkelimef.eT.Onur kırıcı bir durum nedeniyle ezici bir küçüklük, bir alçalma duygusu içinde bulunmak; utanç duymak; hicap etmek; mahcup olmak.
  37. ütmekkelimef.eT.Yüksek ısı ya da alevde tutarak yakmak.
  38. üzümkelimeis.eT.Asmanın salkım hâlinde bir çoğu bir arada bulunan etli, sulu, tatlı meyvesi.
  39. yağışkelimeis.eT.Yağmak eylemi.
  40. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  41. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  42. yakakelimeis.eT.Uç; kıyı; sınır; hudut.
  43. yakınkelimesf.eT.Az bir uzaklıkla ayrılmış bulunan; uzak olmayan.
  44. yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
  45. yapışmakkelimef.eT.Yapıştırıcı bir maddenin etkisi ile bir yüzeye, oradan ayrılmayacak, kopmayacak biçimde sımsıkı bağlanmak; orada sabitleşmek; kalmak; tutunmak.
  46. yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
  47. yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
  48. yarakkelimesf.eT.Yakışan; gereken; münasip; tav.
  49. yaraşmakkelimef.eT.Uyuşmak; anlaşmak; yakışmak; layık ve münasip olmak.
  50. yarınkelimeis.eT.Kürek kemiği; çiğin kemiği; omuz; sırt.