500+ madde
- azgışmakkelimef.eT.Kızmak.
- azgurışmakkelimef.eT.Birbirini doğru yoldan saptırmak; iğva etmek.
- azgurmakkelimef.eT.Yanlış yola götürmek; azdırmak; saptırmak; ayartmak.
- azılmakkelimef.eT.Yanılmak. [Yüknekî]
- azımakkelimef.eT.Baş kaldırmak.
- azlanmakkelimef.eT.Yanılmak; hata etmek.
- bağdalamakkelimef.eT.Güreşte bacaklarını, rakibinin bacaklarına sararak yere düşürmek; güreşte çelme takmak.
- bağırmakkelimef.eT.Korku, öfke ve heyecan gibi duygularını yüksek sesle belirtmek; haykırmak.
- bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
- bakınmakkelimef.eT.Gözleriyle çevresine bakıp araştırmak; . [Yüknekî]
- bakmakkelimef.eT.Bakışı veya gözleri bir şeye çevirmek; . [Yüknekî]
- barınmakkelimef.eT.Kendini yaşatmak; geçinmek; ihtiyacını karşılamak .
- batırmakkelimef.eT.Bir şeyin, bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmesini ve gömülmesini sağlamak.
- bayımakkelimef.eT.Zengin olmak; varlıklanmak.
- bayımakkelimef.eT.Büyü ile gözünü bağlamak; büyülemek.
- baymakkelimef.eT.Kelepçelemek; bağlamak; bent etmek; ipe vurmak.
- bedürmekkelimef.eT.Büyütmek.
- beğlemekkelimef.eT.Bey edinmek; kendisine bey olarak seçmek.
- bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
- bekimekkelimef.eT.Sertleşmek; katılaşmak; pekişmek.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- beklenmekkelimef.eT.Biri tarafından beklenir durumda bulunmak.
- bekleşmekkelimef.eT.Antlaşma yapmak; ahitleşmek.
- bekletmekkelimef.eT.Bağlatmak; hapsettirmek.
- belinlemekkelimef.eT.Korku ile uykusundan sıçramak; birden korku ile uyanmak.
- bellemekkelimef.eT.Öğrenip akılda tutmak; ezberlemek; öğrenmek.
- belürmekkelimef.eT.Belli olmak; ortaya çıkmak; meydana çıkmak.
- belürtmekkelimef.eT.Ortaya çıkarmak; belirtmek; izhar etmek.
- benzemekkelimef.eT.İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar çok ortak nokta bulunmak.
- bezemekkelimef.eT.Süslemek; tezyin etmek, dekore etmek. [Yüknekî]
- bezenmekkelimef.eT.Birisi tarafından bezeli hâle getirilmek; nakışlanmak; süslenmek.
- bezermekkelimef.eT.(Yara için) iyileşmeye yüz tutmak.
- bezetmekkelimef.eT.Birine bezeme işi yaptırmak; nakşettirmek; süsletmek; .
- bezmekkelimef.eT.Titremek.
- bıdamakkelimef.eT.Budamak.
- bıkmakkelimef.eT.Tekrarlanan şeyler yüzünden insanın doygunluğa ve yorgunluğa ulaşması sonucu istemezlik durumu ortaya çıkmak.
- biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
- biletmekkelimef.eT.Birine bileme işini yaptırmak.
- bingemekkelimef.eT.Birbiri üstüne koymak; yığmak.
- bingeşmekkelimef.eT.Birbirinin üzerine binmek; .
- binmekkelimef.eT.Yüksek bir şeyin veya hayvanın üzerine çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak.
- birikmekkelimef.eT.Birleşmek; bir olmak. [Yüknekî]
- bitmekkelimef.eT.(Bitki için) topraktan yeşerip çıkmak, yetişmek; meydana gelmek; hasıl olmak; çıkmak.
- bitmekkelimef.eT.(Para, yiyecek vb. için) hiç kalmamak; tükenmek.
- bitmekkelimef.eT.(Yaralanma sonucu açılan cilt vb. için) bitişmek; kaynaşmak.
- bitmekkelimef.eT.(Pekmez, bal gibi şekerli maddeler için) koyulaşmak; donmak; şekerlenmek.
- bitmekkelimef.eT.(Saç, yün vb. için) birbirine girmek; karışmak; keçeleşmek.
- bodlamakkelimef.eT.(Manda ve deve için) doğurmak.
- boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
- boğmakkelimef.eT.Donmak; buymak.