234 madde
- gezmekkelimef.eT.Hava almak, görmek, bakmak, eğlenmek gibi çeşitli amaçlarla bir yere gitmek, dolaşmak.
- gitmekkelimef.eT.Bir yerden başka bir yere doğru hareket etmek.
- giymekkelimef.eT.Dış etkilerden korunmak için elbise, giyecek olarak her türlü nesnenin içine girmek; bedenine geçirmek; örtünmek.
- göbekkelimeis.eT.Memelilerde göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında kalan çukurluk.
- göçmekkelimef.eT.Bulunduğu yerden ayrılarak başka bir yere yerleşmek üzere gitmek; yurt değiştirmek; hicret etmek.
- göğüskelimeis.eT.Gövdenin boyun ile karın arasında yer alan, solunum ve dolaşım organlarını içine alan kısmı; toraks.
- gömmekkelimef.eT.Toprağın içinde açılan bir çukura yerleştirerek üstünü örtmek.
- gömülmekkelimef.eT.Gömülü hâle getirilmek.
- görünmekkelimef.eT.Başkaları tarafından görülür duruma gelmek; görülür olmak; birinin kendini görmesini sağlamak.
- görüşkelimeis.eT.Görme eylemi veya biçimi.
- götkelimeis.eT.kaba. Anüs; kıç; makat.
- göynükkelimesf.eT.Yanık; az yanmış; kızarmış.
- güçkelimeis.eT.Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya böyle bir etkiye dayanabilme yeteneği; kuvvet; erk; hayat enerjisi; kudret.
- güçlükelimesf.eT.Gücü olan; kuvvetli; zorlu.
- gütmekkelimef.eT.İzlemek; kollamak; peşinden gitmek.
- ıssızkelimesf.eT.(Yer için) kimsenin bulunmayan ya da az insan bulunan; tenha; boş; oturulmayan.
- ışıkkelimeis.eT.Görmemizi ve renkleri ayırt etmemizi sağlayan fiziksel enerji; ziya; nur; şavk; .
- içerikelimeis.eT.İç yan; iç taraf; içteki kısım; iç bölüm.
- iğnekelimeis.eT.Dikiş dikmekte kullanılan bir ucu sivri, diğer ucunda ipliğin geçmesi için bir deliği bulunan su verilmiş çelikten yapılmış araç.
- iğrenmekkelimef.eT.Bir şeyi tiksindirici, iğrenç bulmak; tiksinmek; istikrah etmek.
- inancakelimeis.eT.Güven veren şey; teminat.
- incekelimesf.eT.Kalınlığı benzerlerine göre daha az olan.
- incitmekkelimef.eT.Birinin veya bir organın incinmesine yol açmak; incinmesine sebep olmak.
- inekkelimeis.eT.Büyük baş hayvanlardan sığır türünün dişisi; dişi sığır.
- itkelimeis.eT.Köpek.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kaldırmakkelimef.eT.Bir nesneyi bulunduğu yerden yukarı almak; kalkmasını sağlamak.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kancıkkelimesf.eT.(Kedi, köpek vb. hayvanlar için) dişi.
- kanlıkelimesf.eT.Kan bulaşmış; kan ile kirlenmiş, lekelenmiş.
- kapalıkelimesf.eT.Açık olmayan.
- kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
- kapıkelimeis.eT.Bir bina, çadır, araç vb. içi ile dışarısını ayıran, açılıp kapanma düzeneği olan beden boşluğu.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- karalamakkelimef.eT.Boya ya da kalem ile birtakım şekiller çizerek bir şeyi veya bir yeri kirletmek.
- karanlıkkelimeis.eT.Işık yokluğu.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- kardeşkelimeis.eT.Anne ve babaları ya da bunlardan birisi aynı olan çocukların diğer çocuklara göre durumu.
- kasırgakelimeis.eT.Rüzgâr hızının saatte 120 km’yi aştığı şiddetli fırtına.
- katıkelimesf.eT.Yumuşak olmayan; sert; pek; sağlam.
- katırkelimesf.eT.Sağlam; pek.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kaymakkelimeis.eT.Sütün yüzeyinde toplanan, açık sarı renkli yağ katmanı; krema.
- kazanmakkelimef.eT.Kazanç sağlamak; kâr elde etmek.
- keçikelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, eti, sütü ve tiftiği için beslenen, evcil pek çok türü ve yabanisi bulunan, boynuzlu ve sakallı, tırmanıcı ve sıçrayıcı…
- kemirmekkelimef.eT.Sert bir şeyi dişlerle azar azar koparmak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .